Bron | Broen: Hayat, Bumerang’a benzer!

Bron | Broen:  Hayat, Bumerang’a benzer!

İsveç denilince aklınıza ilk ne geliyor? Belki çikolata, belki Vikingler, belki de o eşsiz coğrafyası. Peki Danimarka? Her şey Kopenhagt'an mı ibaret? Yoksa polisleri gerçekten çok mu sert? Yayınlandığı ilk günden beri patikalarda gezinmeyi seven televizyon seyircisine vaha olan Bron | Broen, bizi İsveç ile Danimarka’yı birbirine bağlayan Öresund Köprüsü’nde selamlıyor. Buyrun!

Öresund Köprüsü’nde bulunan ve bir parçası İsveç, diğer parçası ise Danimarka topraklarında olan bir ceset ile hikaye açılışı yapıyoruz. Ölen kadın ise basit biri değildir, İsveçli bir politikacıdır. Bu cinayet ise başlı başına bir bulmacadır. Cesedin tam da bu köprünün ortasında olması bu cinayete kimin bakacağı konusunda İsveç ve Danimarka’yı karşı karşıya getirmiştir. Ölen politikacının İsveç vatandaşı olmasından dolayı cinayet soruşturmasını İsveç üstlense de, bu cinayetin normal bir cinayet olmadığı çok geçmeden ortaya çıkacaktır. Çok geçmeden cesedin diğer parçasının ise Danimarka’da 1 yıldır kayıp olan bir kadına ait olması ile Danimarka’da, soruşturmaya ortak olarak İsveç ile ortak bir mücadeleye girer.


Hikayeyi tetikleyen ilk domino taşını bulduğumuz Öresund Köprüsü

1. SEZON: BUMERANG VE DOMİNO
İsveç ile Danimarka’nın ortak çalışması ile, dedektif ekiplerimiz bu ilginç ama profesyonel cinayeti araştırmaya başlar. Çok geçmeden cinayeti işleyen esrarengiz katil, bir gazeteci vasıtasıyla iki ülkeye mesajlar yayınlamaya başlar. Bu mesajlar beş konudan oluşmaktadır ve bu konular iki ülkenin kanayan yarası olarak göze çarpan sosyal meselelerdir. Bu mesajları yayınlayan meçhul, kimi zaman süre vererek, kimi zaman ise bir şeyler yapmalarını isteyerek ekibimizi halk önünde küçük düşürme peşindedir. Sosyal meseleleri ortaya çıkarması ile halk tarafından sempati toplayan esrarengiz katil, her zaman olayı soruşturan detektiflerimizden bir adım önde olmasıyla dikkat çekmektedir. Son olarak şunu söylemek isterim ki: Her bölüm bir puzzle parçası olarak tasarlanmıştır. Puzzle'ı tamamlarken, aslında olayların bir domino taşı edasıyla geliştiğini de görüyoruz. Ne de olsa hayat bumerang’a benzer, attığın her adım bir gün sana döner!

KARAKTERLER:

Saga Noren, länskrim malmö!

Saga Norén: Tartışmasız dizi tarihine geçen özel bir karakter Saga. İsveç tarafının dedektifi olarak karşımıza çıkıyor. Duygusuzluğu, açık sözlülüğü (bu kadarını asla görmediniz ve sebebini ancak izleyerek anlayacaksınız!) işine aşırı düşkünlüğü, prensipleri ve soğukluğuyla seyirciyi kendine hayran bırakıyor. Sofia Helin’in oynadığı Saga Noren, kesinlikle sizde de hayranlık uyandıracak.

Gülüşüyle efsaneleşen adam!

Martin Rohde: Danimarka tarafının dedektifi olan Martin, çalkantılı aile hayatı ile ön plana çıkıyor. Saga ile tek anlaşabilen insan özelliğine sahip Martin, çoğu zaman Saga’ya bir öğretmen gibi duyguları öğretmeye gayret ediyor. Saga ile başarılı bir ikili olan Martin, Saga’nın kuralcı ve disiplinli tavrını daha esnek davranarak dengeliyor. Martin Rohde rolünü Kim Bodnia, oynuyor.

Patron gibi patron!

Hans: Saga’nın patronu olan Hans, Saga’yı her zaman koruma içgüdüsüyle hareket eden bir karakter. Saga’ya değer veren ve özel olduğunu bilen Hans’ı Dag Malmberg, oynamakta.

Baba ve oğul!

August Rohde: Martin’in ilk evliliğinden olan August, babasıyla çok parlak bir ilişkiye sahip değil. Babasını çok sevmesine rağmen ve aralarını düzeltmek istemesine rağmen, geçmiş ve yaşananlar ona engel olmakta. August’u, Emil Birk Hartmann oynuyor.

Karmakarışık!

Mette Rohde: Martin’in ikinci eşi ve ikizlerinin annesi olan Mette, fedakar bir eş olarak karşımıza çıkıyor. August ile de kötü geçinmeyen Mette ile Martin’in ilişkisi ise çok kez sarsılıyor. Buna rağmen çocuklarını her zaman düşünen Mette, bir alkışı hak ediyor. Mette karakterini, Puk Scharbau oynuyor


Kopenhag'ta var bir patron!

Lillian: Martin’in patronu ve soruşturmanın Danimarka tarafının patronu olarak karşımıza çıkan Lillian, Martin’e her şartta güvenen birisi. Martin’e bazı konularda gösterdiği tavizlerlede Martin’in işine olan dürüstlüğüne her zaman güvenen bir karakter. Lillian, Sarah Boberg tarafından oynanıyor.

Dizide daha başka karakterler bulunmakla birlikte, öne çıkan karakterler olarak bu isimleri bilmeniz ilk sezonu izlerken size yardımcı olacaktır. İlk sezonu, 10 bölüm süren ve her bölüm sonunda diğerini hemen izlemeniz için güçlü bir merak ve neden bırakan bölümlere sahip. Ters köşelere ve "yok artık!" demelere hazır olun, benden söylemesi.

Kamu spotu değil taş gibi sosyal örgütlenme

2. SEZON: MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

İlk sezonun etkileri ikinci sezonumuzda karakterlerimizin üzerine çökerken dedektifliği August’u kaybettiği için bırakan ve büyük bir çöküş yaşayan Martin ile Saga’nın yolu bir kez daha kesişir. Martin, evden ayrılmış bir otelde yaşam sürerken, Saga ise sevgilisini kendi evine alarak herkesi şaşırtmıştır. Sezonun lokomotifi olacak konumuz ise bu sefer yine aynı köprüye bir gemi/tekne tehlikeli bir şekilde çarpmasıyl abaşlar. Gemide bilinci kapalı beş kişi zincirle bağlı şekilde bulunmuştur ve kimlikleride yoktur. Üçü ölmüş, sağ kalanlardan biri ise bir tilkiden bahsetmiştir.

Saga ve İsveç tarafının araştırmaları sonucu gemide bulunanların Danimarka ile bağı olduğu anlaşılınca olaya yine Danimarka Polisi katılmak zorundadır. Saga bu soruşturma için eski ortağı Martin’in yanına gider ve tekrar bir araya gelmiş olurlar. Ve internete bir video internete düşer. Videoda Angola’da pnömonik vebadan ölen 319 kişi vurgulanmaktadır. Videoda görünen yüzleri maskeli grupta bir tilki olması ise bazı taşları yerine oturtur. Peki bu kişilerin isteği nedir? Amacı nedir? Basit bir aktivist bir grup mu yoksa birer katil midirler? Yoksa her şey göründüğünden çok farklı bir olay mı?



Bu sefer daha kalabalık bir kadroyla olayı çözmeye çalışan ekibimiz için işler yine karmakarışık bir duruma gelir. İkinci sezon finalini izledikten sonra saatlerce kendinizle baş başa kalarak, "ben olsam" diyerek düşüneceksiniz. Artık, İsveç veya Danimarka denilince de aklınıza Bron | Broen, Saga Noren ya da Martin gelecektir. Abartıyorsun diyenleri, diziye bir şans vermeye davet ediyorum.

NOT 1: Dizinin, açılış müziği muazzam bir güzelliğe ve derinliğe sahiptir. İnsanı ilginç bir havaya sokar, onu da buraya bırakayım. Yazıyı okurken, dinlerseniz belki siz de kendinizi köprüde hissedersiniz. 

Choir of Young Believers - Hollow Talk



NOT 2: Dizinin 3. sezonu Eylül 2015’de başlıyor. Bir fotoğraf ve bir tanıtım videosu yayınlanmış durumda, onları da şuraya iliştiriyorum..

3. sezondan ilk fotoğraf: Saga Noren/Hans



ÜZÜCÜ HABER: Dizinin 3. sezonunda Martin karakteri ile tanıdığım Kim Bodnia olmayacak. Önce oyuncunun Martin karakterinin gidişatını beğenmediği dedikodusu çıkmış daha sonra ise yapımcı ile anlaşamadığı konuşulmuştu. Nedeni hala tam olarak bilinmese de, Kim Bodnia yeni sezonda maalesef Bron/Broen’de yok. Martin'den mahrum Saga, nasıl bir şey olur? Biz alışır mıyız? Düşünemiyorum. Ama beklemekte fayda var, belki son dakikada Martin çıkagelir belli mi olur?

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER