Aynı Ranini...

Farkındaysanız Eylül geldi ve artık karlı New York günleri üzerinde o kadar durmuyorum. Zaten yerde de pek kar kalmadı ama soğuğu benim için hala cezbedici bir özellik. New York’a senede İstanbul’un neredeyse iki katı daha fazla yağış düşüyor. Şimdi diyeceksiniz ki konuyla ne alakası var? Yok… Sadece nasıl giriş yapacağımı bilemedim ve böyle bir çözüm buldum. Buradan alır yürürüm ben. Haydi o zaman…

Diğerlerini bilmem ama Dutch kesinlikle Fringe Division için güzel bir ajan olurdu. Eph ile beraber Eldritch’i dinleme yöntemleri tam olarak Fringe’de görebileceğimiz bir şeydi. Hey gidinin dizisi özledik be… Eldritch’i beklerken içine kapanık ve belki de grup içerisinde birbirine en uzak iki karakterin diyalogları gerçekten keyifliydi. Güzel bir matematik bu… 

Siz arabayı bekleyin de çalmasınlar...

Onlar bekleye dursun, Eldritch aşkının peşinden varoş sayılabilecek yerlere gidecek kadar gözünü karartmış beyaz Rolls Royce’lu premsi oynuyordu. Tamam siyah bir jipten indi ama eminim beyaz bir Rolls Royce’u da vardır. Bir kaç bölüm boyunca Coco’nun nasıl da ustalıkla Eldritch’i avucunun içine aldığını izledik. Daha önceki bölüm yorumlarımda söyledim mi hatırlamıyorum ama bu Coco’da kesin bir şey var. Evet hatırladım, söylemiştim.

Justine Başgan’a diktatör diyen dillerimi sıcak süt yaksın emi! Öl de ölelim, sık de sıkalım başgan! Biz bu Upper East Side’cıların ciğerini Gossip Girl’den iyi biliriz. 10 bin dolarlık takım elbiseler giyerler, lumizinlerde gezerler ve sadece birbirleriyle sevişirler. Herkes bir süre birbiriyle seviştikten sonra okey taşları gibi dağıtılıp yeniden birbirleriyle eşleşirler. 

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER