Mavi Kuş ile Küçük Kız*
Dünyanın en güvenli yeri...
Âşık olmak, bir ilişki yaşamak, hayatını biriyle paylaşmak çok güzel duygular ama benim ikili ilişkilerde en sevdiğim evre, kesinlikle o adı konulmayan dönem. Hani birbirinden hoşlanırsın, bir türlü açılamazsın, ama flörtöz durumlar vardır ya aranızda. Hah! İşte o dönemler bana göre en kıymetli ve tadını en çok çıkarmamız gereken anlardır. Açık açık konuşulmaz ama işaretler ortadadır, bilirsin ki bir şey var aranızda. Başlamasına çok az kalmıştır ve o anın geleceği heyecanı bile yepyeni bir güne mutlu uyanmanızı sağlayabilir.

Kiralık Aşk'ın 11. bölümünün geneline de o hava hakimdi. Son saniyeye kadar yüzümden gülücükler eksik olmadı. İçimde Defne ve Ömer'in aşkının heyecanını hissederek izledim. İlk aşkın heyecanını unutmuşum yıllar geçtikçe. Lise yıllarıma döndüm, mutlu oldum. Bölümde altını çizmek istediğim, bunu da yazayım demek istediğim o kadar çok detay var ki...

Siz yazıyı okurken yazımın isim annesi çok sevgili RaniniTv yazarlarından Sena Peker'in önerdiği *Teoman'ın bu güzel şarkısını dinlemenizi öneririm.



''Sağır, kör, dilsiz görünür kalbim ama ben iyi biriyim.'' sözleri ve mavi mavi uyumlu giyinen çiftimize çok uygun değil mi bu şarkı?


Ohhh be dünya varmış!..

Nihayet, Ömer'i mutlu görebildik. Aşk, sana ne kadar çok yakıştı Ömer İplikçi. Sanki hayatın boyunca Defne tarafından sevilmeyi beklemiş gibiydi hareketlerin, tavrın, çocuksu mutluluğun. Sen güldükçe biz de güldük ekran karşısında. Hani Defne'ye Külkedisi muamelesi yapılıyor ya dizide, bence dizinin asıl kahramanı, değişime uğrayanı Ömer. Sindirella'nın hayatının bir ayakkabıyla değişmesi gibi, Ömer'in de hayatı Defne'nin ona olan hislerinin farkına varmasıyla değişti. İçinden bambaşka bir adam çıkmadı mı sizce de? Koruyucu, sahiplenici, merhametli... Yani zaten mükemmel bir adam gibi yazılıyordu, ne gerek var daha da abartmaya? Gerçek hayatta bulamayınca hayal kırıklığına uğruyoruz, hiç hoş olmuyor. Şaka tabii, şaka…

Ömer'in Yasemin'e olan tavrı ve fazla müsamaha göstermesi haftalardır şikayet ettiğimiz konulardandı. Bir konsept danışmanı şirket için elbette önemlidir ama kimse yeri dolduramaz da değildir. Neyse ki Ömer bu hafta sesimizi duydu. Önce manken olayı, sonra Defne'ye söyledikleriyle çoktan taşan bardak, paramparça oldu. Defne'yi sakinleştirmek, artık Ömer'in uzmanlık alanlarından biri haline geldi. En zor anında Ömer'in yanına gelmesi ya da Defne'nin Ömer'e sığınması, bir benim hoşuma gitmiyor değil mi? Âşık olmak, bir olmak böyle duyguları beraberinde getiriyor çünkü. Hep onunla olayım, hep onunla paylaşayım istiyorsun. Sadece mutlulukları da değil, üzüntüyü de. Konuşabilen DefMer candır can!

“Ömer Bey” demek yerine ismiyle seslenen Defne'yle mutlu olan Ömer de sevdaya dahil mi? Bölümün en sevdiğim anı buydu kesinlikle. Zaten bu “bey” ve isimle hitap olayı çok güzel işlenecekmiş gibi bir his var içimde. Haydi hayırlısı, mesajı aldık biz. ^.^


Defne <3 Biz.

Hani dizilerde bazı karakterler vardır. Sevelim mi, yoksa nefret mi edelim? Karar veremezsiniz. Yasemin için bu duygular arasında gidip geliyorum. İsmail fonundan bakınca hayata tutunmaya çalışan ve bir şeyleri yaşayamamış, hırslarının kurbanı olmuş bir kadın, ama diğer taraftan bakınca da kötü niyetli, kıskanç bir kadın olarak izliyoruz Yasemin'i. Hangisi gerçek? Henüz karar veremedim. Sanırım bunun kendisi de farkında değil. Bir değişim sürecine girdi ama değişim o kadar da kolay bir şey değil. Elbette bocalamaları olacaktır ama bu son olay, depremin kendisi değil, artçısıydı bence sadece. Defne-Ömer-Yasemin üçgeninin temeline bir kamyon beton döküldü deyim yerindeyse. Bu olay daha çok su götürür. Yasemin elbet Pasionis'e geri dönecektir ama bu dönüşün sonu nasıl olur, hiç bilemiyorum. Bütün iş İsmail'e düşüyor burada, Yasemin'in içindeki intikam ateşine çare bulup söndürür mü? Hep birlikte göreceğiz.

Haftalardır yazdığım “Defne'ye biri akıl versin!” isteğim sonunda gerçekleşti. Çok mesudum. Hem İso, hem de hiç beklemediğim Serdar, çok güzel akıl verdiler bizim aptal aşığa. Serdar'a da ayrı bir parantez açmak lazım, geçirdiği değişim takdire şayan doğrusu. Kılık kıyafetine değil sözüm, içindeki adama. Abilik nedir? Neler yapması gerekir? Bir bir anlattı ekran karşısında izleyenlere. Kadınlar konusundaki ince mesajları ise, umarım ilgili yerlere ulaşmıştır. Bir insanı bile etkilese kârdır. Yazanların da düşünenlerin de ellerine sağlık.


Ne kadar da evlenilecek erkek...

Defne... Defne… Defne... Sana kızmak ne mümkün? Kaçıp gidişlerin, kendini bir türlü ifade edemeyişin ama yine de tüm korkularına rağmen kendini aşka teslim etme isteğinle, son zamanlarda izlediğim en sevilesi başrol kadın karakter olma yolunda hızla ilerliyorsun. Aşk bu bölüm sana da çok yaramış. Zaten çok güzeldin ama bu bölüm ışıldıyordun adeta. Maşallah güzelliğine de, bu tavırlarına da nazar değmesin.


Hayaller vs. Hayatlar...

Sanırım ben en çok kıskanç Defne'yi seviyorum. O zamanlarda kendini frenleyemiyor ve içindeki âşık kadını ortaya çıkartıyor. Asistana yanlış bilgiler verip, sonra da pişman olması falan, tam onluk hareketlerdi. Defne kim, fesatlık ve oyun kim? Lafı açılmışken o asistan kızı ben de hiç sevmedim Defne. En yakın zamanda Yasemin'e yaptığının bir dozunu da ona istiyorum. İçindeki panteri serbest bırak, ezdirme kendini.


Nee o da mı evlenmiş?

Koray'ı ve Vedat'ı da yazmazsam olmaz. Dizilerde diğer karakterler genelde ikinci plânda kalır ama burada işler tam tersi. Her hafta bir karakter sıkmadan, bunaltmadan ve en önemlisi de oyunculuk bakımından sırıtmadan komedi yükünü sırtlıyor. Adeta joker gibiler hepsi. Ailecek bayılıyoruz.

Velhasıl uzun lafın kısası, beklentileri fazlasıyla karşılayan ve izledikten sonra yüzümüzdeki gülümsenin etkisinin uzun süre geçmediği bir bölümü geride bıraktık. Emeği geçen herkesin emeğine sağlık, haftaya tekrar görüşmek üzere...

Kitapkurdu

Çok mutluyuz zaten ama azıcık daha gülelim diye bölüm sonu capsimiz. ^.^



Kiralık Aşk 12. Bölüm Fragmanı;



Gelelim anketimize; Sizce Defne ve Ömer tatilde başbaşa kalabilir mi? Oyları görelim lütfen. ^.^

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER