Rüzgâr aileyi savurup gittiğinde geriye kırgın çiçekler kalır
Yerli dizi yersiz uzun diyenlere kızardım. Sevdiğim işleri bir hafta beklemek zor gelirdi çoğu zaman. Ama bugün bölüm bitsin diye bekledim resmen. Yaratılmaya çalışılan gerginlik beni de sardı. Üstelik iki haftadır Kemal’in ölmediğini düşünmeme rağmen. Sonuçta maalesef haklı çıktım. Kemal adisi gelip kıza musallat oldu yine. Ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Tek ayaküstünde kırk yalan söyleme ödülünü Kemal’e veriyorum. Ne palavralar attı adam. Yok, efendim Eylül onu taciz etmiş, yok efendim neymiş o hırsızlık yapmamış Yavuz iftira atmış. Mesude’de biraz akıl olsa şunu sorması lazım: “Madem sütten çıkma ak kaşıksın, bu kadar insanın derdi ne seninle de iftira atıyorlar be adam?”

Ödülleri dağıtmaya başlamışken en ahmak insan, en vicdansız anne gibi ödülleri de yine Mesude’ye veriyorum. Güya çok iyi anne… Hani Büşra ve bebeğini düşündüğü için Eylül’ü yetimhaneye bırakmıştı ya. Bu bölüm küçücük kızı okula göndermedi. Evde bebeğe bak dedi. Niye? Çünkü Mesude Hanım’ın daha önemli bir işi vardı. Kocası, kocası, kocası… Dünya onun için Kemal’in etrafında dönüyor. Mesude’ye çok mu yükleniyorum diye düşünüyorum bazen. Ama hayır. Az bile söylüyorum bence. Bazı insanlar çocuk sahibi olmamalı. Geçen haftada dediğim gibi anne olacak cesareti yok Mesude’nin.

Eylül’e okulda yaptığıysa bardağı taşıran son damlaydı benim için. Songül’ün Eylül’ü savunması, Mesude’ye söyledikleri içimdeki yağları eritti resmen. Kadın utanmadan hala annesiyim ben onun diyor ya. Hangi anne kızını yaka paça götürüp, “Seni hapse ben attıracağım.” diye yeri göğü inletir ki? Sonuçta rüzgâr aileyi savurup gitti geriye kırgın bir çiçek kaldı işte.


Havalar da tam aşık olmalık değil mi Feride?

Toprak ve Feride’ye an itibariyle ısındım. Toprak’ın olaylara etkin olarak katılması iyi oldu. Üstelik olayları daha hızlı çözüyor. Eylül için Mesude’yle konuşmaya eve gittiklerinde Kemal’i fotoğrafından tanıdı. Evinin orada gördüğünü Feride’ye de söyleyince ikilimizin kafasında taşlar yerine oturmaya başladı. Feride’nin evine girenin Kemal olduğunu anladılar. İkisini atışırken görmektense birlikte çalışırken görmeyi yeğlerim açıkçası. Toprak’ın dondurma yemeye davet ettiği sahne çok komikti. Feride misafirim var deyince içeride erkek var sandı. Eylül’ü görünce değişen yüz ifadesi çok hoştu.

Bu bölüm beni en çok etkileyen karakter kesinlikle Kader oldu. Başta çok kızdım Neriman Hanım’a ispiyonladı diye. Ama niyeyse baştan itibaren her şeyi anlattığını düşünmedim. Kaçtık filan der diye bekledim. Gerçekten öyle oldu. Bara gittik demiş. Neriman Hanım’a biri sıkı bir ders vermeli. İnsanların umutlarıyla oynamaması gerektiği üstüne… Ailesinin yazılı olduğu kâğıt diye yemek listesi vermek ne demektir ya. Bu nasıl bir edepsizliktir. Üstelik bölümün sonunda öğrendiğimize göre Neriman Hanım gerçekten biliyor Kader’in ailesini. İster misiniz, Kader onun torunu olsun. Kızı genç yaşta hamile kalmış filan… Songül ve Kader arasındaki bağ çok güzeldi. Özellikle Songül’ün küs olmasına rağmen fasulyeyi sever diye Kader’e yemek yollaması güzel bir detaydı.


Ne demek fırında ekmek kalmamış?

Cemre iyiden iyiye kızlara alıştı. Kader’i yalnız bırakmadı. Onunla ekmek fırınına gitti. Geçmişin izini sürmeye çalıştılar ama olmadı. Kader’in yoldan geçenleri çevirip annem babam sen misin diye sorması ise canımı yaktı. İnsanları kaderlerine terk edip sonra aynı o yolda ki insanlar gibi vah vah diyoruz. En fazla on beş dakika sonra ise unutuyoruz. Sahne için şunu söylemek istiyorum daha etkileyici bir müzik olabilirdi. Geçen hafta Tuna Velibaşoğlu’nun Kal Ölene Kadar şarkısı duyguyu tavan yapmıştı. Kader içinde böyle bir şarkı seçilseydi eminim daha etkileyici olurdu.


Sen ağlama...

Defne’ye üzülsem mi, sinirlensem mi bilemedim. Annesiyle babasının boşanacağından korkması, sonunun Cemre gibi olacağından endişelenmesi onun içinde de küçük bir çocuğun olduğunu gösterdi. Ama buna rağmen kendini Cemre’nin yerine koyamaması ya da kötülük yapmaya devam etmesi, sadece anne babasının yanında boşanma davasını aklına getirmesi ise acıma duygusunu götürdü yerine öfke geldi. Güney’e âşık olduğunu söyleyemeyip Toprak hoca gibi olgun erkeklerden hoşlanıyorum dedi. Bende inşallah bu iş büyüyüp Toprak’ın kulağına gitmez diyorum. Sonra seyreyle cümbüşü.


Gözüm üzerinde...

Son olarak bölüm boyunca Kemal karakterini canlandıran Cansu Fırıncı’nın attığı tweetler çok hoştu. Kemal’i eleştiren tweetler attı. Yani kendisinin Kemal olmadığını sadece karakteri canlandırdığını çok güzel anlattığını düşünüyorum. Tüm dizi ekibine kolay gelsin.

Haftaya görüşmek üzere...

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER