Karışmayın bana.. Benim hayatım!
'Haydi arkadaşlar.. Oturmaya mı geldik!' Düsturu bu haftaki açılış konseptimizi oluşturdu. Aralarındaki uyumu o kadar güzel, birbirlerini sevdiklerini de o kadar net yansıtıyorlar ki insanın etkilenmemesi mümkün değil. Lâkin ne yalan söyleyeyim, Fatih ve Zeynep'in sesleri de pek kadife sayılmazmış. Ama her şey bir yana, yahu Fatih! Şu yaşa geldim, karaoke sırasında yanındaki kızı öpmeye çalışana ilk kez denk geliyorum, senin gidişin gidiş değil..

"Ben o kadar geniş bi' karı değelim ki!"
Ayfer'in bara gelmesinden bi' bomba çıkacağı belliydi zaten. Ayfer tam düğünlerdeki büyük amcalar gibiydi. Bilirsiniz, önce "hayatta olmaz" sonra "yemin verdim" ardından "hadi sizi kırmayayım" derler.. Sonunda gömleğin bileklerini sıvayıp, ceketi fırlatarak atmışlardan gelen Psychedelic Rock esintileri eşliğinde sahneyi dağıtırlar.. Bu arada Fadik! O kokteyl bardaklarında su mu vardı? Ayfer'i kandırabilirsin ama bizi değil.. Hadi senin günahını almayayım ama Zeynep bildiğin zom olmuştu, gözlerinden belliydi..

Bu arada hayırlara vesile olsun, sonunda Fadik ile Mete'nin başını bağladık! Ha tabi ben bu birleşmenin bir diğer çiftimiz olan Orhan Selin ikilisinin de ayrılması için ön hazırlık olduğunu düşünüyorum. Sonuçta çiftlerden birinde sürekli bir çatışma olmalı ki hikaye sürsün..


Erişkin bir Fatih günde 100 ilâ 150 kez Zeynep'e yürüyebilir..

"Öyle her gün her gün olmaz!"
Yemin ederim bu Zeynep'in yatacak yeri yok. Tamam biz Neşeli Günler ile büyümüş bir nesil, hatta "Annem göster ama elletme dedi!" şiarını özümsemiş bir ülke olabiliriz ama bu kadar da olmaz ki! Hayır bari uykusunda öpseydin adamı.. Hem onu bile yapma, hem üstüne dalga geç, "Dün geceyi hatırlamıyor musun?" diye.. Acın acımızdır Fatih..


Allah'tan Mango'ya gidelim demedi Fatih! Bardağın dolu tarafını da görmek lazım..

"Bizimkinin cinsi de böyle.."
Zeynep'in yemek yapacağım diye tutturması, Fatih'i sürükleye sürükleye pazara götürmesi gibi sahneler birçokları için zaman doldurmaya yönelik hareketler olarak görülebilir ancak ben bu gibi sahnelerin özellikle gözümüze sokulduğunu düşünüyorum. Çünkü bütün bunlar Zeynep'in artık Şekercizade konağına karşı bir aidiyet duygusu hissettiğini gösteriyor. 

Kara Meryem - Şevket Reis
Şükürler olsun ki sonunda Meryem sahnelerini beynimiz bulanmadan geçirebildik. Olay bu işte, eğer merak unsuru bırakılmak isteniyor ise Meryem'in ne anlattığını bilmememiz yeterli. Bakalım bu işin sonu nereye nasıl bağlayacak? Ha tabii olayın böyle hemen kapanması olmazdı, o yüzden de Zeynep ve Fatih'in davetsiz gelmeleri yine bir kargaşaya sebep oldu. Özellikle Fatih'in Meryem ile Şevket'i odada görmesinin ardından reise 'Eve kız atmışsın' tandanslı hitabı efsaneydi. 

Ne yazık ki kurguda yapılan ufak bir hataya da dikkat çekmemek olmaz. Meryem, Zeynep ve Fatih'ten hemen sonra Şevket reisin evinden çıkıyor ve ardından Şevket Meryem'i arayarak tekrardan buluşmak istiyor, Meryem'in çantasından arakladıkları mektupta yazılanları gördüğü için. Sonra görüyoruz ki Zeynep eve gitmiş, kırk çeşit yemek yapmış, akşam yemeği vakti gelmiş. Bunları hangi ara yaptı? Hadi onu geç.. Şevket ile Meryem buluştuğunda Meryem Şevket'e, "O gün seninle buluştuğumda" diyor. Halbuki taş çatlasa 1-2 saat önce buluşmuşlardı. Artık son kurguda sahne falan mı atıldı, nasıl böyle bir hata oldu bilmiyorum..


Mütedeyyin Fatih..

"Ben Ertan'ı buldum, konuşturdum köpeği!"
Ne demiştik? 'Karışmayan bana.. Benim hayatım!' Evet son birkaç bölümdür Fatih ve Zeynep ikilisinin ilişkisi karışan eden olmayınca gayet güzel bir şekilde ilerlemeye ve oturmaya başlamıştı. Ancak takdir edersiniz ki bu böyle süremezdi, elbet bir yerde bir sorun çıkacaktı ve bu olabilecek en ağır şekilde gerçekleşti. Eğer seyirciyi kandırma yoluna gidilmemiş ise, yani gelecek bölüm Derin Şevket'in her şeyi öğrendim dediği bilgiler kel alaka saçma sapan şeyler çıkmaz ise ben bu kırılmanın sanılanın aksine Fatih'in zararına değil yararına olacağını düşünüyorum..

Neden mi? Çünkü Şevket gibi adamlar bu gibi durumlarda kızlarını koruyan ve kollayan adamları daha bir severler. Sonuçta Fatih sırf Zeynep zor durumda kalmasın diye Şevket onu boğmaya kalktığında bile gerçekleri anlatmamıştı. Lâkin Zeynep için durum farklı, eğer gerçekler ortaya çıktıysa Şevket'in öfkesi tamamen kendisine yönelecektir.. Sözün özü, komedi düzeyi yeterli bir geçiş bölümüydü bence bu bölüm, peki ya sizce?

Aslında bölüm hakkındaki yazacaklarımı bitirmiştim ama bu daha genel bir problem..

- Bölümün son sahnesini fragmanda göstermenin mantığı nedir?

Valandil..

BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 9
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 17
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 48
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 69
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 54
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER