Burası Belenoğlu Yalısı burada entrika bitmez...




Son söylenmesi gerekeni ilk söyleyeyim. İzlediğim dizi veya filmlerde hatta okuduğum kitaplarda karakter bolluğunu sevmişimdir hep. Nerede bolluk orada bereket derler ya hani, o nedenle karakter açısından zengin olan hikayelerin daha fazla çatışma eşittir olay barındıracağını ve daha sağlam temeller üzerine yürüyeceğini düşünmüşümdür. Var olan çatışma kendini tekrarladığında ve artık sıkmaya başladığında onların birer can simidi haline geldiğine inanırım çünkü doğru yazıldığında her karakterin ayrı bir hikaye ayrı bir serüven olduğunu bilirim. Senaristler de benim gibi düşünmüş olacaklar ki bu hafta hikayemize iki yeni karakter katıldı. Ömer (Alican Albayrak) ve Canan (Tuğba Melis Türk). Keselerinde biriktirdikleri hikayeleri ve entrikalarıyla şimdiden hoşgeldiniz diyelim. Hikayelerini ve amaçlarını tam olarak anlamadan yorum yapmıyorum ve onları haftaya bırakıyorum. Varsa sizin bir fikriniz, dinleriz efendim :)


Evet canım bizden en az 13 bölümlük daha malzeme çıkar! by henüz ne ayak olduklarını çözemediğim insanlar topluluğu



Bu olayı kimse duymamalı o yüzden salonun ortasında tartışalım by Taylan

Bir Belenoğlu'nun mirası ardında bela bırakmak olmamalıydı.. 

Bölüm yorumlarımda sık sık dile getirdiğim bir olay vardı. Ahmet Efendi'nin pasifliği.. Hep bu adama niye hikaye yazmıyorlar diye kıvranıp durdum meğerse Ahmet Bey kendi romanını kendi yazıyormuş da haberimiz yokmuş. Varlığıyla pek ses getiremeyen baş Belenoğlu yokluğuyla epey baş ağrıtacak ya hadi hayırlısı.. Bölümler önce bir replik vardı Ahmet Bey'in. 'Karını aldatabilirsin ama bunu gizli yap' diye.. O zaman araya sıkıştırılmış bir iki cümle dediğim o replik geldi yine suratıma çarptı. Ettiğim lafları yine bir bir yedim. Adam o zamandan kendi yaptıklarına kılıf uyduruyormuş ta haberimiz yokmuş. Yahu tamam anladık Ahmet Belenoğlu çok sessiz pek pasifti ama af buyrun niye it ölmüş gibi muamele yaptınız adama! Oldu bittiye getirilen bir ölüm haberiyle açılan dizi daha ilk dakikadan ofsayta düştü. En çok ta bana haksızlık bu. O kadar inandırıcılıksız(!) bir ölüm sahnesiydi ki ölüm üzerine edebiyat yapma imkanı bile vermediniz aşk olsun!! 

Türk dizi itemi: Bir silah varsa o patlar!

Bizi kör kuyularda bu şizofrenle başbaşa bıraktın Ahmet Bey

Semra Hanım'ın bu ölümden de Asiye'yi sorumlu tutacağını ve daha da bileneceğini tahmin etmiştim ki yanılmadım.
Kadın tam bir sayko olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Önce her zaman ki gibi ayna karşısında planını yapıyor sonra uygulamaya koyuluyor bu iki aşama arasındaki zaman o kadar kısa olunca haliyle de planlar işlemiyor.Her seferinde karavana. Bu hızla giderse bütün yalıyı temizleyecek. Ama ben beklediğim cevabı hala alamadım. Bu kadın neden böyle davranıyor? Akli dengesinde bir sorun olduğu belli ama bunun altı bir an önce doldurulmalı zira inandırıcılık sınırlarını zorlanmaya başladı bence!

Teneke's girls

Tutunamayanlar...

Teneke başlı başına bir hikaye aslında. İçinde dönen yoksulluk edebiyatından bile sezonlar çıkar. Her biri kendi yağında kavrulan çoğu zamanda bununla yetinemeyen kazandıkça daha çok isteyen haliyle de hep bocalayan tutunamayan insanlar var orada. Kendi dertlerinin üstesinden gelemeyen  insan başkasının derdine çene yorar derman arar derler. Öyle de oldu ve tabi ki de olaylara en realist yorum Pervin karısından geldi. Bunca zaman beklemiş te nikah günü mü ölmüş dedi. Sırf bu yorumuyla bile Pervin kalp ben :) :) Azrail'i akşam yemeğine goy goy konusu yapınca çarpılır diye bekledim ama hiç hasar yok henüz. Pervin'in Azrail'i kendi hırsı olacak.. Hala Ali diye açıyor ağzını, ya söylemeyim söylemeyim diyorum ama bu olgun kadının genç erkek(!) fantazisi sizce de sınırını aşmadı mı artık. Buradan çıkacak bir hikayenin herhangi bir alıcısı olacağına ve hikayeyi sürükleyeceğine inancım sıfırın altında ama iş gönül meselelerine değil de entrika yumağına dönecekse onun da başka yolları var. Ne derseniz canım yazar grubu hı?!

Ne olaylar iyice karışacakmıymış?!

Kendi içinde çelişen kadın

Hale'nin acısı beş saniye sürdü tabi ve hemen günlük entrika kotasını doldurmaya niyetlendi. Şimdi alalım her şeyi başa. Hale sırf kocasını kaybetmemek uğruna hastalanmayı göze aldı varan bir! Son model arabayla son gaz ölüme yürüdü varan iki! Türlü entrikalarla hamile kalıp bunu koz olarak kullandı etti varan üç! O zaman babasının öldüğü gün sözde bu kadar çok sevdiğin kocanın acısını görmezden gelip Asiye Çetin hafiyeliği yapmak niye Hale'cim anlatsana biraz...

13 bölümde olayları öğrendim bu da bir gelişme.. 

Dürüstlük nutuklarını unuttuk

Her şeyi öğrendim diye göğsünü gere gere dolanan Taylan ilk çevirmede engele takılınca bütün dürüstlük nutuklarını yedi yuttu. Ahmet Bey'in bana basit gelen ama hikayede önemli bir yere sahip olduğunu anladığım o tek cümleden sonra daha bir kulak kesildim diyaloglara. O yüzden Taylan'ın Asiye ve Çetin'e 'artık benim yanımda birbirinizi seviyor gibi yapmanıza gerek yok' cümlesinin altında ne bit yenikleri aradım varın siz düşünün. Mine'nin kendisine yalan söylediğini öğrenmesi bay doğru için elbette ki  anlamı büyük bir olaydı. Kafamdaki boşlukları doldurdum ben o repliklerle ve artık eminim Taylan Asiye'ye aşık olacak NET! Ayrıca Taylan'ın Berkant'ı tehdit ettiği sahnedeki alt metine odaklandım ben. Taylan'ın sevdiklerinin başına bir iş gelmesi söz konusu olduğunda nasıl da tırnaklarını çıkardığını gördük ve anladık ki O da ağır ağır karanlık tarafa geçecek.



Henüz yeni gördüğüm bir kız var seni ondan bile kıskanıyorum..

Asiye ve Çetin'in adım adım arşınladığı mesafeler var aralarında.. Bir baksan bir gün sürer aşması bir baksan bir ömür.. Dedesinin ölümündeki en büyük destekçisi Asiye olunca zaten indirdiği zırhları hepten eridi. Ama çok erken olduğunun farkına varamadı ve Asiye ilk bulduğu boşluktan saplayıverdi atarını. Ahmet Bey'in yaptığının diğerlerine de kesileceği belliydi ama Çetin onlardan sonuncusu bile değildi, değildi de Asiye'nin bunu anlaması başka on üç bölümlere kaldı anlaşılan. Asiye kendince kurduğu koruma mekanizmasında 'Ahmet dede bunu yaptıysa Çetin neler yapar'a getirdi olayı.. Ama bütün bunların iyi tarafından bakıyorum ben. Çünkü bir insan sevdiğine kızar, ona trip atar ona bağırır sinirini ondan çıkarır. Asiye'nin o yalıda tutunduğu tek dal Çetin ve onun nazını çekecek olan tek kişi de O. O yüzden bu kadar nazı sitemi. Çünkü Çetin'i kıskanmaya başladığının sinyallerini hepimiz bu bölüm aldık sanırım ;)

Beynim yandı entrikadan beynim!

Finalde kurulan Hale-Asiye ittifakı hikayenin daha çok olaylara gebe olduğunun da sinyalini çakarken yine bolca soru işaretiyle pası diğer haftaya attı. Bekleyelim görelim..


Bu haftanın favori repliği: Senin yarattığın fırtına benim anca tozumu sirkeler.. Ya senin ki?

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER