Beklenen güzel bir şey
Tam şurada olması gerekiyor.
MedCezir 67 bölüm, duygu dolu sahneleriyle bizi oldukça etkileyerek geride kaldı. “Hah şimdi ayrılacaklar, kesin bir felaket olacak” diye sol kulağımıza fısıldayan kötü kalpli meleği, içimize çöreklenen tüm olumsuz hisleri boşa çıkaran Yaman’la Mira için, tüm hayranlık cümlelerimi çoktan tükettim. Bu nasıl sağlam bir duruştur, nasıl bir aşka, sevdiğine sahip çıkmadır, nasıl bir zorluklara karşı dimdik durmaktır? Öyle böyle değil. Şimdi bir de Mira'nın sürpriz "beklenen güzel bir şey"i bence bu aşka çok yakışacak. 
 
Yaman'la Mira'nın yaşadıklarını yaşasam ben çoktan şu hale gelmiştim de, Kenan sen kafayı çizecek ne yaşadın?
 
Önce saydıracaklarımdan başlayayım, sonra tadını çıkardığımız sahnelere geçelim. Mesela Kenan... Sanki yaşadıkları hep kendi yediği haltlar yüzünden değilmiş de, kader kurbanıymış gibi, bir isyanlarda…Kafayı çizmek üzereymiş! Geçen hafta onun intihar falan edemeyeceğini yazmıştım zaten, niyeti sadece kendini acındırmak, başardı da! Yaman tatlım kıyamadı abisine. Yalnız Nevin, “ben Kenan’ı sinirlendiririm oralarda” ayağına, çocukları Almanya’ya postalayıp kendisi Hasan’ın yanına taşınıyor ya, ne diyeyim! Şimdi Yaman’ın okulunu falan bırakıp, Almanya’ya gitmesinin sebebini bana biri açıklayabilir mi? Nevin Hanım, pazara çıkmadan önce bir anlık sinirlenip Kenan’a iki cümle etti diye mi? Ayol, ailenin bütün umutlarını bağladığınız, yarın öbür gün eli para gördüğünde sömüre sömüre bitiremeyeceğiniz Yaman’ın ayağına taş olmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu bir anne şu durumda “Yaman sen okuluna devam et, ben Kenan’a itiş kakış da olsa sahip çıkarım oralarda” demez mi? Peki ya Kenan? Bir de utanmadan “belki dönmeyiz” dedi, evet çoğul kullandı! Ah Yaman ah, ne çektin şu Kenan’la Nevin’den be kuzum, hani şu Hasan bile daha mantıklı bir adam oldu son zamanlarda…
 
Sude’nin "hadi şimdi siz beni bırakıp kendi derdinizle az ötede kumda oynayın" galibiyeti.
 
Koperler’e saydırmalarımız bitmez, hazır saydırmaya başlamışken Sude’ye döneyim, zira sonrasında ne hiç birisinden bahsedesim, ne onları göresim var. Öncelikle Selim’in Sude’ye “kaçırılma”sı ile ilgili kamera kayıtları için adeta “git benden önce sen al” demesinden bahsetmeli. Canım Selim sen, hayırdır? Nasıl böyle bir hata yaptın? Şu olaylar bir çabuk kapansın da Sedef’e ilan-ı aşk et biz de istiyoruz, ama sen bu istekle yanıp tutuşurken ne yaptığının farkına varamadın mı, yoksa bir anlık gaflet mi sadece?
 
Sude bu fırsata balıklama atladı tabii, sonra bir de dikkatleri kendi üzerinden uzaklaştırmak için Sed-Sel’i hedef aldı, vurdu gol oldu. Merak ediyorum Sed-Sel Sude’nin radarlarına mı takıldı, yoksa Sude bu bombayı yeni işbirlikçisi Deniz’den mi öğrendi, ya da bu durum Altınkoy’da herkesin dilinde mi zaten? Bu arada Sude’nin Kenan’a flash-back’te yaptığı itiraf da MedCezir tarihinin en iyi itiraflarından biriydi: “Birkaç kalp çarpıntısı, Sude’ye yetmez.” O, Sude Beylice olarak sadece Altınkoy’da nefes alabilir, Altınkoy dışına çıktığında kenar mahalleli Asude olarak dımdızlak ortada kalır!
 
"Orkun'la ittifak kurup kötülük yapmak, hmmmm, Selim'in mıymıy aşığı olmaktan çok daha heyecanlı" by Deniz
 
Yalnız biz Leyla diyorduk ama Sude’nin asıl veliahdı, meğer Deniz’miş. Derdi hiç aşk falan da değilmiş Deniz’in, o saf köpek yavrusu bakışları hemen entrikacı kadın bakışlarına dönüştü, ki ben zaten onun Kurt Seyit ve Şura’daki Barones halini çok daha fazla sevmiştim. Şimdilik müttefikleri doğru, Orkun ve Sude, ancak Deniz’in çapı Altınkoy’da kötülük yapmaya yetecek mi, göreceğiz.
 
"Kocacım, annemlere gidelim mi" deyince erkekler

Kötülerden bahsetmişken Orkun’u es geçmek olmaz tabii. Yaman’ı alt etmek içim kudurmuş gibi sağa sola saldırıyor. Hani Orkun’un tüm yaptıkları yanına kâr kalıyor diyoruz, ama aslında planladığı tüm kötülükler elinde patlıyor. Bak, Yaman’ın şarkısının yalnızca beş bin liraya gittiğini herkese ilan etti, ama hem Yaman’la Mira’nın arasını bozamadı, aksine Mira’nın Yaman’a daha da hayran olmasını sağladı(Mira bunu yaptığı için Yaman’a kızdı ama hayranlık derecesi de arttı elbette), hem de Mira’nın gözündeki tüm değerini yitirdi. Ay Mira Orkun’a ellerini üzerimizden çek diye çıkıştı değil mi, içimin yağları eridi yahu! Orkun’a en büyük ceza bu değil de nedir? Bu arada Serenay Sarıkaya’dan her bölüm böyle bir yükseliş sahnesi izleyelim olur mu? Çok başarılı çünkü!
 
Mutfakta yemek yapıp, dans eden bir Yaman!  Bir kadın hayattan başka ne bekler ki?
 
Aman, Orkun’u Sude’yi boş verin, esas şöyle keyifli keyifli izlediğimiz aşk sahnelerinden bahsedelim biz. Faruk’un Ankara’ya gidişiyle evde yalnız kalan Yaman ve Mira’nın NarlıÇeşme’deki aşk yuvalarına dönelim mesela. Yalnız ikisi, ne Altınkoy’da Yaman’ın bekâr odasında, ne de Miralar’ın evinde böyle güzel bir gün geçirmediler herhalde. NarlıÇeşme’de aşk başka! Aslında NarlıÇeşme ikisinin orta noktası, Altınkoy’a da Tozludere’ye de eşit mesafede. Yaman’la Mira aşklarına güvendikçe, hem birbirlerine hem de çevrelerine daha doğru davranıyorlar, farkındasınız değil mi? Her şeyi çok güzel analiz edip, herkese gereken cevapları vermekte hiç tereddüt etmiyorlar.  Kim demiş, aşk kör eder diye! Ha bir de, Çağatay Ulusoy’un aşk dolu Yaman’ını izlemek ne tatlı!
 
 Babalarla yaşanan sorunlarda bu hafta

NarlıÇeşme o kadar da sakin değil elbette. Gittikleri yerde bela onları bulaşmasa olmaz. Neyse ki pencereden stalklayan da, camı çerçeveyi indiren de, Ali ile Aras’ın babasıymış. Çocuklar için üzülsem de, yeni bir sayko çıkmadığı için gayet memnunum. Hem Aras da babasını tedaviye ikna etmiş, şimdi barışıp sonsuza kadar mutlu olabilirler. Daha kendi görünmeden, sadece adı geçtiğinde bile Aras’ın Yaman’la Mira için bir çelme olacağı hissine kapılmıştık. Bu bölümde de Aras’ın kız arkadaşını sepetlemesi gözümüzden kaçmadı. Yaman’ın Mira’yla evde olduğunu duyunca da Aras biraz bozuldu mu, orasını tam anlayamadım, ama yine de ben şimdilik Aras’ı seviyorum, inşallah sonradan abuk şeyler yapmaya kalkışmaz. Hikâyenin tek iyi çocuğu Yaman mı olacak hep canım, Aras da aramıza katılıp küçük kahramanlıklar yapıp gönlümüzü çelmeye oynayabilir.
 
Aşk için aşk mı, bebek için aşk mı?
 
Yaman’la Mira’nın tüm karmaşa arasında çaldığı bir gün daha, hem ilişkilerine iyi geldi, hem de Mira’nın verdiği kararı uygulamasına fırsat yarattı. Mira’nın ameliyat olup da hamile kalamama riskini almadan önce, bebek sahibi olmaya karar vermesi, tam Mira’lık bir hareketti. Mira’nın önceliklerinde kendisi ve sağlığı hep ikinci sırada. Anne olmak Mira’ya çok yakışacak. Yalnız Mert, bir ara bu yaz evlenecekler dedi, değil mi? Bu konuşuluyordu da, karar ne zaman verildi, ben mi kaçırdım? Tüm bu yaşananlar olmasa ben evlilik için acele etmemelerini söylerdim hep ama, onların arasını bozmaya çalışanların artık bir susması ve Yaman’la Mira’nın da aşklarını daha sağ-salim yaşaması için bu evlilik gerekli sanırım.
 
Bu arada Sude “Mira senden ayrılacak çok az kaldı” falan diye Yaman’ı zehirlemeye çalışıyor ama Yaman hiç oralı olmuyor ya, çok tatlı. İçinden “nasıl bir kafası var bu kadının ya” diye geçiriyor kesin. Zaten Yaman’a da Mira’ya bir Selim yeter. Ne güzel şeyler söylüyor, ne doğru davranıyor Selim, hastasıyım. O yavru kedi örneğini de ancak aşkı hisseden biri verebilirdi bu arada. Bence Selim, Sedef’i de Yaman’la Mira’yı da alıp yurtdışında bir yere falan yerleşebilir, ya da Altınkoy’dan çok uzak bir yere gidebilirler, mutlu ferah yaşasınlar istiyorum bazen. Bu küçük oyunların, iğrenç planların arasında işleri yok onların. Küçük oyunlar demişken, Bay Aşk da Beylice kadınlarını kulüpten aforoz etti. Sevgili Asım Şekip Kaya, sen bu kadar küçük işlerle uğraşacak adam mısın yahu?
 
Sevgili Selim bir kez de ben gelip şu harika öğütlerinden alabilir miyim?
 
Selim yalnızca verdiği öğütlerle değil, aynı zamanda Yaman’a tavrıyla da çok tatlıydı. Geleceği için verdiği çeki bozdurmasına kırgın olsa da, aslında Yaman’ın yerinde olsaydı, o da aynısını yapacağını biliyor, ama bunu Yaman’a çaktırmamaya çalışıyor. “Ben o çeki ona geleceği için verdim, o da geleceği için Mira’ya böyle bir yatırım yaptı” diye düşündü, yine kalbimi fethetti. Mira, Yaman’ın geleceği, ne olursa olsun. Zaten dedim ya Mira Yaman’a kızsa da bu davranış, onun Yaman’a bir kez daha hayran olmasını sağladı.
 
 "Eylül'cüm vallahi aramızda bir şey yok, Uzay'la sadece karikatür çiziyoruz!" by Mert
 
Yaman abisiyle tedavi için üç haftalığına Almanya’ya gidiyor. Söylemeden geçemeyeceğim, Eylül bunca derdin arasında çocuğa siparişler vererek, bencilliğinin limitlerini zorluyor, ama asıl Yaman’ın gidişini kıskanıyor. “Ne güzel özleyeceksiniz birbirinizi” diyerek aslında o da Mert’i sepetlemeyi istediğini belli ediyor. Zaten ilişkileri DEV sıkıcı bir hâl aldı. Bir ara Aras’ı görünce bile gözleri parladı sandım. Hem herkesin ortasında Mert’i heybetli olmamakla itham etti. Tamam, heybet ve Mert çok uzak iki şey, ama insan sevgilisine de “çok tıfılsın” gözüyle bakmaz yani. Mert uyan artık, bir şeyler yapıp, Eylül’ün burnunu bir kez daha sürtmelisin canım, çünkü Eylül arada bir ayar istiyor. Üstelik Mert’cim hani senin durumun da pek parlak değil, yine babaanneliğini gösterdin. Sude’nin bebeği için "don alalım da donansın" dedi ya! Yaman Mert için süper analiz yaptı yalnız: “Her sevdiğine oyuncak ayı gibi yapışma durumu.” Yaman tatlım, sadece kahramanlıkta ve aşkta değil, tespitlerinde de harikasın.
 
"Sen aşkın fotoğrafını çekebilir misin" diyenler için şunları da şuraya bırakayım.
 
Mira’cım içinde öyle büyük bir şefkat taşıyor ki, kardeşini teselli ederken de, Ali’ye sarılırken de bunu gördük. Planları sonuçlarını verirse, çok iyi bir anne olacağına eminim. Hele bunu Yaman’ın öğrenişini, Yaman’ın baba oluşunu izlemeyi DEV isterim.
 
Biliyorsunuz MedCezir’in gelecek sezonda devam edip etmeyeceği konusunda henüz bir açıklama yapılmadı. Bu yüzden zaman zaman nasıl bir final olacağı konusu gündeme geliyor. “Başlarına gelecek başka felaket kalmadı, onları ayırabilecek bir ölüm var” düşüncesi beynimizin bir köşesini kemirse de, ben finalde sonsuza kadar mutlu yaşayacak bir Yamira görmeyi çok istiyorum. Hepimiz mutsuz finallerin akılda kalıcı ve efsanevi olduğunu biliyoruz. Ama MedCezir’de bu aşkın mutsuz finalini görmeyi, içime hiç sindiremeyeceğimi söylemeliyim. Ne yani The O.C. ‘de Marissa’yı canlandıran Mischa Barton diziden ayrılmak istedi diye bizim Mira’mız da ölmeli mi yani? Araba kazasında ölüm kısmını bence biz Ender’le atlattık.(Yazar burada senariste mesaj vermeye çalışıyor.:))
 
Yaman’ın gidebilecek mi, giderse o üç haftalık süreci izleyecek miyiz, yoksa zaman atlaması mı olacak, izleyeceksek o arada Aras Yamira ilişkisine limon sıkmaya kalkacak mı, Mira hamile kalabilmiş mi, bunlar MedCezir 67. bölüm sonrası sorular.


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER