4 kahkaha 1 patlama
Yine düştük karakola
Her hafta AKSİYON dediğimizde KAHKAHA vardı; ancak bu hafta resmen yaşadık. Hop oturduk, hop kalktık. Dizi başladığında oturduğum koltuk ile dizi bittiğinde bulunduğum mekan arasından tren geçerdi. Gülay’ı kim kaçırdı? Diye diye sabahlarız dedim. Aklımızda birileri var, tahminlerimiz oluyor. Bunlara eyvallah da, SAPLANTI bambaşka bir buluşmaydı.


"Ben buldum, ben buldum" By Güneş

Önce bir flashback yapalım, Hakan ile buluşmak üzere aşağıya inen Gülay’ın kayıp olduğu yine Hakan tarafından öğrenildi. Telefonuna bakmazsan meraklar sürer gider. Gülay’ı, Can da arayıp ulaşamayınca sırayla tüm apartman öğrendi; fakat en yaşlı birey Hikmet ile en genç üye Pelin’den bi süre sakladılar. Tülay, ilk hedef olarak Hakan’ı gördü. Düşüncesi dahilinde üzerine gitti; fakat anladı ki o değil. Engin, ailesine kavuşma sevincini önce Miray’ın şehir dışına çıkması ve şimdi Gülay’ın kaybolmasıyla doğru dürüst yaşayamadı. Kayıplar ve kazançlar o kadar çapraz hattaydı ki, nereye dönse bir problem… Rıza’nın peşine gidip kaçırılma konusunda olumsuz haber alınca, rotayı polise çevirdi ve dümeni Cücü & Güneş muhteşem ajan kuzenlere bıraktı.

FaMir’in Fatih’i , aklına ilk Ümit’i getirdi, nitekim gidilen çizgiler, bulunan veriler bunu kanıtladı. Canımız Can, buna ihtimal vermemişti, oysa ne zaman ki dedektif kuzenler puzzle parçalarını birleştirip son delil olan resmi gösterdi, hehhhh işte eski kankasının HATIRA saatini tanıdı Can. 

Heyecan dorukta, ritm tutulmaktaydı. Bu taraftaki  koşuşturmalar ne denli hareketli ve yoğun ise Gülay’ın penceresinde zaman işlemiyor gibiydi. Ümit’i basit mi görmüştü? Kolay lokma gibi mi gelmişti? Bir çırpıda hayatından attığını mı sanmıştı. İntikamı soğuk yemek isteyen Ümit,  bazı ipuçlarını bırakmıştı ve gizli sandığı yerin aslında Can’ın bulmasını istiyordu, başta Fatih ve Can’ı atlatmış gibi dursa da avlarını bekliyordu kulübede. Ümit bir kızı çok sevmişti, evlenmeyi düşünüyordu. En yakın arkadaşına ballandıra ballandıra anlatmıştı ve o kız ansızın gitmişti elinden. Geçen aradan sonra kankasıyla sevgili olduğunu öğrenmek ağrına gitmiş olsa da, geçen zaman unutturmasa da en zor olandır saplanmak. İçinde büyütmek, sevdiğini kaybetmek yaptırmıyordu bunu, kötü gülüşlerinin nedeni : “Ya benimsin, ya kimsenin” felsefesi olmamalıydı. Zeki olduğu, Gülay’ın üzerini giyinip makası yanına aldığından belliydi, ocağı açık bırakıp, çakmakla olması ve birlikte veda etme düşüncesi tüm tezlerini doğrular nitelikteydi.


Tamam Güneş tamam, istediğin oyuncağı alcam

Can ile Fatih’in önce gelmesi, Engin ile Güneş’in patlama anına şahit olmasını bir rüya olarak kabul etmek istiyoruz. Kimse istemez değil  mi KARDEŞİM duygusunu yaşayamadan onu kaybetmek, ki kardeş demek her şey demek…

Ayyy iç baymıyorum canım, aksiyon dolu kovalamaların analizi sadece. Ki bana kalırsa bu haftaki ağır dram-aksiyon sahneleri, önümüzdeki haftalarda atacağımız kahkahalara işaret. Tabi oyunculuklar o kadar şahane ki o drama yerlerini ağır çekim izlemek istiyorsun. Mukadder, nasıl annesin sen eli öpülesi kadın. O verdiğin doğallığın enerjisi, o gözyaşlarının her damlası evimizde yaşıyor.


Ezberimi yine unuttum

Şeniz Ar. Kötü, zengin yenge. Belki çocuğu yok diye kıskançlıktan deliye dönen kadın. Bir o kadar da yeğeni için Aziz’in yanına giden vefalı kişi. Ve o bakışlar, nasıldır ki hala aşık, hala sevdalı. Kafalar Aysel (Fulden’in işletmesindeki garson kız) konusunda karıştı o kadar. Yoksa dolu dolu Şeniz sahneleri geliyor, eee seviyoruz şekerim büyüklerin aşkını da.

Ve akşamın bombaları patlıyor şimdi. Gazanfer’in rüyası o kadar gerçekti ki uyandığında EVLENMEK istediğini annesine haykırdı. Koşun ahali, bir düğün mü bekler bizi... Gülay’ın kaybolmasını hani iki üyemiz bilmeyecekti ya… Bunları oyalamak Esma Sultan ile Gazo Reis’e kaldı veeeee planları işlemek hiç de düşündükleri gibi olmadı. Pastanede olan Esma ile Pelin, Gazanfer’in PAT diye söylediği lunapark macerasında buldu kendini. Atlı karıncalar, çarpışan otolar ile herkesi çocukluğuna götürdükleri yetmezmiş gibi yaşadıkları korku dolu anlar ile de neşe kattılar. Çünkü hem  dönme dolap vazgeçilmezimizdir hem de yükseklik korkumuz.

Pelin’in bereleri yine favoriler arasında yerini alırken, aniden teyzoşunun kaybolmasını öğrenmesi (offf Hakan offfff) ve bayılması olmadı. Küçük çocuğa çok yüklenildi, bunları kaldırması zor olacak, bedelini ağır ödeyecek. 

En kötü sıralamasında Ümit , hızlı bir atak yaparak Rıza’yı geçti. Kötüyü en iyi oynayan karakterler hanesinde ise Rıza hala 1 numaradaki yerini koruyor. 

Aile olmanın, zor anlarda birbirine destek olmanın, varlığı yokluğu ve bir bütünlüğü #kardeşolmak üzerine kurulu anlar olsun. Sevgiler … 






BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 70
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 38
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 55
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 35
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER