Muğla'ya yolunuz düşerse ...
Cemal, pembe kapşonlu sweatin yıkanma vakti gelmiş
Muğla'ya gittiniz ya da siz aslında Muğla'lısınız. Gitmeyen varsa da çarşamba akşamları diziyi izledikten sonra bi gidesi geliyordur. Aslında Güzel Köy mü desek? Asıl varmak istediğimiz nokta orası sonuçta. Ben Muğla’ya gittiğimde bu güzel ekip yoktu, kısmet olur da belki bir gün denk geliriz, Azmak başı türkü gecesinde.

Kızlar, yine kaybettik!..


Firat'ın yolu da çoooookkkk öncelerden düşmüş, sevmiş delicesine Sultan'ını. Onu görebilmek adına neler yapmış. Sultan da ona yanıkmış yanık olmasına da aralarına kara kedi girmiş en dost görünümlüsünden. Torunlarına anlatırken hikayesini iyi dinlemelerini istedi. Bir kez anlatıp o günleri bir daha hatırlamak istemiyordu Sultan Ana. Sevdiğinden ayırmış onu kızların dedesi ve bir anda, sinsice Dost görünümlü düşmandan korkmalı, bir de sessiz sakinceden... Sevmez müyüz büyüklerden dinlemeyi geçmişi, onların yaşanmışlıkları daha başkadır  eskinin canlı şahitleridir. Fotoğraflara hayat verirler, kelimeler anlam bulur onların dudaklarında. Canla başla pür dikkat kendimizi veririz, ki en ufak noktayı kaçırmayalım. Bu arada onca güzelleşme, canlanma, değişiklik ile Mis 2015 Muğla / Güzel Köy oscar go to the Sultan Yılmaz. Kendini trend hissetmedeki dayanılmaz cazibe.

Bu kadar resim çekilmeler, poz vermeler bi yere, Sultan Ana’nın unutkanlığı diğer yanına. Hastalığı bir taraftan fazlaca vuruyor bile. Hastalık demişken, Dudu’nun ayaklanması ile evde bir bayram havası, sahanda yumurta ile de Hüsnü Baba yaygarası. Gül’e ısınalım derlerken, ilaçları ayağına getiriyor gelinleri. Cemal’in içini açmasıyla babasına herkescikler haberdar oluyor bu konuya. Azmak başı türküleri Alkan çiftine, Yusuf Ağa avlusu kazanılan ineklere oynuyor.

İndi başlayıverem; 1 Gag'tır, 2 Gag'tır, bana sağlam bi Gag lazımdır.

Sultan Ana duyduğuna göre , Hüsnü’ye kalmaz bağ, bahçe … Muhtar olacak diye de bir havalandı zaten, Yusuf ipi göğüsledi, son virajta. Oysa “GAG” hadisesi hüznü çökmüştü tüm eve. Sude de öğrenince boşuna bir telaş alındı “Sahte Gag” uğruna. Aceleyle sabah koşturmaları kaldı ceplerinde. 

Bünyamin, uğruna roman yazılacak adam, Bünyamin kelimelerin hepsini tek tek oynayan adam. Karısının hamile olduğunu düşünen, Kamuran'ın zeka testine eksilerde puan veren (kendi çapında değerlendirmesiyle) enişte. Sağlam planlar yerine GÜRÜLTÜLÜ sorunlar çıkaran eş, iç güveysinden hallice damat.

Ne, seni yarın akşam Yusuf Miroğlu mu istemeye gelcek?

Bahtsız Kamuran yapmışlar. Cemal ile evlenemedi, Kaan işi de yanlış anlaşılmada kaldı. Uğraşacak adam çok. İlk hedef yemeği sabote eden Kemal'di. Belki de yurtlarda yapılan eski; ama klasik şakaları kardeşinde deneyen Kamuran başarıyla görevi sonlandırdı. Utancından Sude'yi bile görmek istemeyen Kemal'in psikolojisi ile ilgili orta düzeyde haber alınabilmektedir.

Celal ile Ayten aşkı bambaşka oluyor, iş aşkı sevgili aşkı derken ateş bacayı feci sardı. Tamam, Ayten ayak uydurmak adına kostüm değişikliğine gitti, anlarım; fakat BACA olayına anlam veremedim. Bu görüntü hiç yakışmadı. Marmara Bölgesi yeteri kadar sanayi kenti durumundayken, çarşamba akşamları deniz havası, azmak  arası, çay molası yaparken ve güzelliklerle doluyken zehirli baca dumanlarını görmem kötü hissettirdi kendimi. Başka bir yerde çalışmak istemeleri, kendi ayakları üzerlerindeki duruş çabaları, DAİMA İLERİ rotaları çok güzel de isli havayı solumak için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Tabi ki Yatağan ilçesinde termik santralleri, mermer fabrikaları mevcut. Fayda sağlarken bir diğer taraftan kara duman altında kalmamak isteyen çoğunluk büyük kentlere göç ederken, halk için kanser yuvası olmaktadır. Oysa ben sürekli oranın yeşilliğini, oksijen dolu havasını ekrandan solurken, bir anda gördüğüm tablo canımı sıktı.

Pişti olduk.

Yer vermeyeceğimi mi düşündünüz? GülCemal'im, evlendiler de sağda solda olmaktan birlikte olamadılar. El yapımı, Cemal fikri evlerinde istedikleri yerde olma özgürlüğünün ilk aşaması bu akşam start verdi. Tavan biraz alçak olmuş; ama Gül kız alışacak. Heyecan, mutluluk, acele seanslarından kafasını vura vura çıktı evden. Gecenin sosyal hatta teknolojik mesajı Bay Alkan'dan geldi. Telefonlar artık bir parçamız oldu, oysa ki radyasyon yaydığını bilmemize rağmen. Sahi telefon ile aynı odada mı yatıyoruz? Kaç telefon ile aynı odada yattığımız konusu daha ön sırada. Bu bambaşka bir gündem sorusu...

Ev oturması konseptimiz... 

Bu gecenin sürprizi Firat Bey Amca idi. Uppssss abi!... Daha kendini genç sanıyor ihtiyar. Görünce 18'lik Sultan'ı kaçırmayayım dedi bu sefer. Çift taraflı sahneler başlıyor. Bir tarafta Muğla'da olan Sultan Ana's of 3 kız torun. Diğer tarafta Aynımah & Sultan 18. Genç Firat... 

Bu gecenin sözü adı konuk oyuncu olarak yazan Arif Erkin Güzelbeyoğlu'nun canladırdığı Firat karakterinden geldi: "Dinlenmeyi hiç düşünmeyenler, asla yorulmazlar." M.Kemal ATATÜRK ...
 #bugecesarılbana dediğiniz herkes yanınızda olsun, sevgiler ... 


BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 63
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 46
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 32
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 62
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 45
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER