İşte gelin işte damat hani nerde bu nikah?
Pişti olduk.
Geçen hafta pat diye Sultan Ana’yı masada bırakınca, bu hafta toparlamak şart oldu. İyi ki kalbi yok kadının, yoksa yandık. Kafayı iki dakikada karıştırdı, sevgilisinin ismi neydi? Aynımah’ın dede ismi Firat… Furat , Surat diye döndü dolaştı Rifat çıkarak şimdilik 3 kız kardeşi korudu; ama unutmadı Sultan Ana ve Niyazi ile tekrar çaldı Aynımah Hanım’ın hastahane kapısını. Hayırlara vesile olsun.


Burada tavuk yok muymuş?

Sultan’s of the Ana evinde neler olurken, Sıddık’s of the kahvede de başka olay mevcuttu. Kaan’ın ablası geldi, geldi de yavrum tavuktan korkar, el tokalaşmaktan çekinir, derken bütün olayları da mıknatısla çekiyor kendine. Yavaş yavaş tanışıyor herkesle, Kamuran da görünce bir kıskandı, Kaan’dan adım adım hoşlanıyor mu ne? Ablası olduğunu anlayan beri geliyor… Bu arada bir Kamuran isteme olayı olduğunu da sanıyor kadınlar ki sorma. Pot kırmaları, çay dökmeleri batmaz emin ol. Ailece geldiler evine. Mis organik yiyecekler, içecekler, tatlı sohbetler, güler yüzler. Bak, kardeşin Kaan da uyum sağladı, sende temelli gelsen seversin bence abla…


Çıkar cebindekileri Cemal!

Hüsnü Baba yüreğinden öper, o kaş göz oynatmalarını severim. Dudu ile güya oğlunuzun ağzından laf almaya çalışıp da “Abi&Kardeş” işbirliğini unutursanız böylece kalırsınız. Hilal,  abisine destek olmaz mı gari? Gül, yengesi olacaksa köye gidenin yolunu değiştirir. En uc noktaya bırakır ekmek kırıntılarını toplar. Kemal ile de nikah masasında bırakıp meydanda buluşması olmuyor; ama aşk kıskanıyor işte Su’dan…

Kıskançlık dedik mi duralım 5 adım geride. Bu haftanın kıskancı : Nihal. Eee, Niyazi’ye aşık olduğunu itiraf ettiğini duymuştuk; ister mi kızıl benzer alsın elinden. Anlayacağınız , Güzel Köy’e her gün 14 Şubat…. Tabi bu kıskançlığı Bünyamin ile bastırmak olmadı Nihal’ciğim. Erkek adam bir fotoğraf görürse dellenir; ama bu Niyazi ise alt dudak titretir. Akşam Azmak başında oturulur, sıkıntılar unutulsun diye, “Mansur, çal ordan efkârlı parça”, sözünü tamamlamadan bir mesaj sesi: Dıt dıt ve o yüzde gülücükler, ağzın kulaklara varması ile beraber “Mansur, çal ordan eğlenceli türkü”. Bir mesaj böyle etkiler adamı, aşk sen nelere kâdirsin. Hee, bana da reklam mesajları gelmiş, sağolsunlar.

Yemin, âmin, Bünyamin. Dizidekiler bir yana, Bünyamin ayrı bir yana. Moralin bozuk, hastasın, sinirin tepende, bak bir tutam Bünyamin, keyfim yerinde. Geçen hafta bebek operasyonu için baya umutlu olan Kalas çifti, bu hafta “Odamıza ne başka ne aldırsak?” modunda başladı. İnce televizyonu tavana monte etmek istersen, “Tavanizyon” elde edersin ki, senariste selam benden. Kamuran’ın odaya dalışı ile çemkirmesi, çıkması ile kendi çorabının reklamını yapması, Nurten ile olan aşkı organik lokum bunlar gari. İndi höyle alıp yiyivermek istedim, çifti. Gerçi, Bünyamin araba aşkına Nihal’e yanaşıp selfie (özçekim) keyfinde, bende kızma modundaydım ki. Bir gitti eskilere, dışarısı beyaz, içerisi rengarenk oldu. Niyazi’yi de Japon yapıp, olmayan İngilizcesiyle eko da yapınca gel de kız. Cidden bak diyorsan çok oldu, gel bağır. Yapamazsın bal bal. Otuziki diş sırıtmasının yakıştığı adam.

Bol mesaj içerikli bölümde Celal, tam olmuş. Kaan’ın verdiği kitaplardan ötürü kendi anında felsefeci ünlü düşünür ünsüz kahraman ilan etme havasında olsa da hoş durmuş bu imaj bedeninde. Ayten’e söylediklerinin çoğunda aslında kendisinin bile tam anlam veremedikleri olsa da “Dağ eteklerinde” gezinse yeterli. Ki sosyal mesaj dalgasında, Ayten’in hele bugünlerde yaşananlara dair, kadınların varlığının önemini bir  kez daha söylemesi, Kaan’ın ablasına şehir hayatında ne kadar büyük koşturmaca içerisinde olup, komşuluk ilişkilerinin sorgulanmasını hatırlatması ve aldığı ; “Kimseyi tanımıyorum”cevabı için de tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum. Bu arada ablasının eteğinin arka yırtmacına bayıldım. Klasik tarz etek yırtmacından sıkılan tüm bayanlara sesleniyorum. Ayyy bir dakika hepimiz alıp aynı anda giymeyelim lütfen :)


Bu haftada bekar gezelim.

Bizim aşıklar nerede diye diye sayıklıyoruz. Onlar römork peşinde, gelinlik alınmasında, ayakkabı beğenmesinde. Onlar koşturmada, Niyazi’ye ortak olmada, her yerde. Gül, hayallerde çocuk yaptı, Cemal stüdyo fotoğrafında ikna etti. Merakla evlenecekler mi, evlenemeyecekler mi diye bekle, şimdi mi? Ne mi oldu? Geri geri giden araba trafik kontrolüne takıldı, bununla kalmayıp araba arkası kalplere bakıldı, bütün Ege’ye duyuldu. Şimdilik haftaya kaldı bizim nikah, takı merasimi, el öpmeler, balayı gezmesi … Ya nasip diyeceğiz de, hayırlı olsun diyebilir miyiz bakalım?

#gizlisaklı kalmasın yüreğinizdekiler, teknoloji öldürmesin sevdaları, mektup 30 Şubatta da yazılsa aklına gelsin sevdikleriniz ve bir gün alırlar diye gönderin yazınızı, mektubun içine sinen kokunuz ile birlikte… 








BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER