Bana enişte diyebilirsiniz...

Uzuuuuuuun mu uzun bir tatilden sonra tekrar Mystic Falls’a dönüş güzeldi doğrusu. En son Elena kafaya levyeyi yemişti. Kapalı bir kafede çıktılar karşımıza. Meğer Kai’nin derdi emdiği dev büyüyü kontrol etmek için denek bulmakmış. Bunun için de Elena’yı seçmiş. Bu çocuk kendini zorla öldürtecek. Mystic Falls’daki o kadar vampir arasından en olmaması gerekeni seçti. Sayko işte...

Sen çok güzelsin ama Damon'un da gözleri, ah o gözleri...

Damon ise evi Alaric ve sevgilisine bırakmış hastanede sabahlamış. Bunun adı resmen rüşvet ama kabul ettiler tabi... Hatta bölüm boyunca Alaric’in yüz ifadesine bakarsak Damon ile barışmaktan dolayı son derece mutlu gibiydi. Hani dizinin o taraflarda bezi olsa Alaric, Damon’a aşık diyeceğim. Sahi Mystic Falls’da hiç gay var mı? Yoksa kasabayı homofobi mi bürümüş?

Caroline gerçeği kabullenmemek için elinden geleni yaptı. Önce annesini rahat ettirdikten sonra rotayı belirledi, Duke Üniversitesi! Bir dakika, bir dakika... Orada bizim Salvatore’lerin yiğeni de vardı değil mi? Stefan'la fırsatı kaçırmadı tabi. Beraber gittiler. Daha iyi şartlarda çok romantik bir yolculuk olabilirdi. Neyse ki önlerinde sonsuz bir hayat var.

Elena bir daha ki gözlerini açışında okulda zincirlenmiş buldu kendisini. Kai yine deney peşindeydi. Aslında merakı çok takdir edilesi ama yanlış yerlere kanalize ediyor. Elena’nın kanını asite çevireyim derken büyülü yüzüğünü de yaktı. Büyük mağdur oldu kız ama yine de bir yolunu bulup Stefan’a ulaşmasını takdir etmedim değil. Şimdi Kai düşünsün!

Duke Üniversitesi’nin ortamı biraz fazla entelmiş ama yine de beğendim. Stefan küçük yeğenini tabi ki Caroline’ye söylemedi ve orada yolları ayırmak zorunda kaldılar. Caroline doğru onkoloji bölümüne gitti. Stefan ise küçük yeğenini izlemeye başladı. Ooooo tam bir esmer güzeli. Size kayınço diyebilir miyim Salvatore kardeşler? Siz de bana enişte diyebilirsiniz...

Dostum öyle sivri bir burnum olsa asla yan profilden poz vermezdim ama yine de sen bilirsin tabi..

The Vampire Diaries’de güzel anlar asla uzun sürmez. Aniden Stefan’ın yanında Enzo bitti. O kadar rahatsız ediciydi ki ben bile özel alanıma müdahale edilmiş gibi hissettim. Stefan’ın Enzo ile ilgili bıkkınlığı yüzünden resmen okunuyordu. Hiç lafı gevelemeden gerçeği olduğu gibi anlattı ve Enzo geri çekildi. Durumun her halta burnunu sokan Enzo’nun pek de ilgisini çekmediğini düşnüyordum ki meğer Stefan’ı yanıltmış. Sarah üzerinden Stefan’dan intikam almaya kalkacak. Dostum Damon’u da tamamen kaybedeceksin.

Sor bakalım tişörtü eski haline döndürme büyüsü çalışmıyor muymuş?

Sayko Kai, Elena’ya ne yapacağını düşünedursun Damon soluğu okulda aldı bile. İçeri gireceği cadıda ufak bir sorun yaşasa da birini buldu sonunda. Koridorda Kai ile karşılaştıklarında gerçekten de bir an nefesimi tuttum. Neyse ki görmedi ama bu da çok uzun sürmedi. Tam kapıda sobeledi Damon’u, Elena’yı ve Jo’yu... Tabi ortalık karıştı. Damon yanlışlıkla Elena’ya kazık soktu. Sanırım Kai, Damon’un kanını biraz asite çevirdi ve kaçmaya çalışan Jo’nun peşine takıldı.

Caroline onkoloji bölümüne gitti. Aradığı doktoru bulup etkileyerek profesyonel görüşünü aldı. Hiçbir tedavi yok. Fakat katta annesiyle aynı şartlarda bir hasta daha var. İşte Caroline’nin aradığı fırsat! Vakit kaybetmeden hastaya kanını içirdi ve Stefan’ı yanına çağırdı.

Hani ben de hastadan bir iyileşme bekliyordum ama otomat başında abur cubur alacak kadar değil. Stefan’ın da dediği gibi çok kolay oldu ama Caroline’nin orada, o an ve belki bir süre daha o manzaraya inanması gerekiyordu. Umutsuzluk en kötü şeydir. Belki kendi içinde de derinlerde gerçeği bilse de o an, o umuda tutunmaya her şeyden çok ihtiyacı vardı. Öyle de yaptı. Stefan da bu sefer bozmadı ve anı onunla paylaştı.

Geçen yaz ne yaptığını biliyorum...

Damon, Jo’yu niye kurtarsın, Jo kim ki? Hemen Elena ile ilgilenmeye başladı ve kazığı çıkarttı. Bir de o kadar gergin ortamda ikizlerden biri kaçırılırken Elena’nın Damon’a romantik şaka yapası geldi. Sonrası gülüşmeler, el ele tutuşmalar, manalı bakışlar. Bu Elena’nın en olmayacak zamanlardaki romantizm açlığı beni bir gün öldürecek. Neyse ki Jeremy Kai’yi sırtından avladı da şimdilik her şey yoluna girdi. Gene ne varsa ademoğlundan var vallahi...

Arabalarına atladılar, Mystic Falls’a döndüler, kapıda romantik bir konuşma yaptılar ve Caroline içeri girip annesinin karşısına geçti ve tüm gerçeği anlattı. Vampir kanı son çare... mi? Değil! Aynı anda Duke’deki vampir kanı içen hastanın korkunç ölümü gelecek hafta için beni hayli korkuttu. Aynı şeyler annesine de olacak. Nasıl durduracaklar hiçbir fikrim yok. İzleyip göreceğiz.

Son olarak bir şey merak ediyorum. Vampir kanı kansere deva olmayabilir ama vampir olmuş bir vücut kanser sebebi tümörü yok edemez mi? Kanserden ölen vampir yoktur herhalde... Bir de Bonnie cidden orada kaldı anlaşılan artık adını anan da yok. 

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER