Hadi hayırlısı be Nevizadeler!
İndirin o paçaları yahu daha dereye çok var!
Ekibimiz Yaren’in kaçırılmasının yarattığı travmayı pek çabuk üzerlerinden atmış olmalılar ki hemen yeni operasyon için kolları sıvadılar. Tabii haksızlık etmek istemem, Kaptan’ın duruşmasına üç gün kaldığı için de acele ettiler. Yeni operasyon tam bizim ekibin ağzına layıktı çünkü işin içinde delirmek serbestti.


Hürberk Alagöz karakterini Şamil Kafkas canlandırdı.

Yeni hedefimiz babasının parasını çatır çatır yiyebilmek için babasına -ekibimizin de açıkladığı üzere- hukuken kısıtlılık raporu alarak kliniğe yatırmış hayırsızın da hayırsızı bir evlat, Hürberk Alagöz idi. Hukukçu kimliğime bürünmek istemezdim lakin durumu hukuken açıklayan ekibimize iki çift lafım olacak o da “babasının velayetini almış” yanlış bir ifade kimse değil babasının, 18 yaşını bitirmiş kimsenin velayetini alamaz, yasal temsilcisi olmuş demek doğru olurdu çünkü Medeni Kanunun… Şaka şaka sustum.


Delirmek serbest miiiii?

Bu haftaki operasyon geçen haftaya kıyasla eğlenceliydi. Hürberk’e en güzel ceza ona delirmenin ne demek olduğunu yaşatarak verilebilirdi ki ekibimiz alasını yaşattılar. Operasyonu sevdim ama araya çok fazla sahne girmesi dikkatimi dağıttı. Bu operasyonu şöyle temiz temiz, kesintisiz izlesek eminim aldığımız tat artacaktı. Tabii haklarını yemek istemem benim sevdiğim gibi ince ince işlenen bir operasyondu ama dediğim gibi operasyonla yarışan sahneler fazla olunca dikkatler dağıldı maalesef.

Ekibimiz halen burunlarının ucundaki tehlikenin farkında değiller. Onlar tıkır tıkır planı uygularken Zeynep cadısı-kimse kusura bakmasın ama sevmedim bu karakteri, en kısa zamanda gitmeli- her bir adımı Firuz’a yetiştirmeye devam etti. Ne olduğunu öğrenemesek de anladık ki Zeynep’in Firuz’dan bir beklentisi varmış. Yakında kokusu çıkar ama umarım ekibimiz şu kızın gerçek yüzünü görür. Yoksa mahkeme huzurunda bizimkilerin gerçek yüzü ortaya serilecek. Hayırlısı…


Ben Ceyhun'sam hayat da Ferdi ile Derya'nın bakışıdır temsili!

Zeynep yalnızca ekibin işine değil Ferdi ile Derya’nın ilişkilerine de burnunu sokuyor. Açıkçası çok da gerekli görmüyorum bu sahneleri ve sıkıldığımı da söylemek istiyorum. Evet, Derya’nın Ferdi’nin ne hissettiğini anlaması için güzeldi Zeynep’le ikisinin Ceyhun’a karşı sevgili rolü yapmaları ama yalnızca o kadar. Trip atan Derya ve ona sürekli açıklama yapan Ferdi izlemekten sıkıldım. Bu hafta bir aksiyon yaratıldı sanki Ferdi Ceyhun’a her şeyi itiraf edecek gibisinden. Herhâlde hepimiz böyle bir şeyin gerçekleşme ihtimalinin düşüklüğünün farkındaydık ama o ufacık ‘ya gerçekse’ düşüncesi saniyeler de sürse çoğumuzu heyecanlandırdı. Güzel sahneydi ama gerçek olmadıktan sonra çok da mühim değil kanımca. Gönül isterdi ki gerçek olsun hikâyemiz farklı bir yola girsin… Hayırlısı diyelim.


Kestane mi ısmarlayacaksın? 

Geçmişe yolculuk bölümümüzde bu hafta Yaren ile Karlos’un tanışma anlarına gittik. Tanışma hikâyeleri tam da hayallerimdeki tanışma şekli; çarpışarak, ilk görüşte aşk! Bizimkiler ilk görüşte aşık oldular mı bilmem ama bir elektrik alışverişi olduğu kesin. Tanışma hikâyesi de tamam. Sıradakiiii! Bu yavaşlıkla zor dostum zor! Artık abartıldığını düşünüyorum. Geçmişin sırları bu denli yavaş akmasın ki geçen hafta zaten çok büyük bir parçasını öğrendik. Hadi buna da hayırlısı…


Bu yüzler hep böyle gülse keşke...

Tüm bölüm için hayırlısı dedim ama sonu için pek de hayırlısı diyemeyeceğim. Ekip 1 milyonu toparladı ve Kaptan’ı kurtardılar gözüyle bakıyorlar ama bence biraz fazla acele ediyorlar. Firuz’u nasıl ve neden bu kadar hafife alıyorlar anlamıyorum açıkçası. Dereyi görmeden paçaları sıvadılar oysa bizim bildiğimiz Nevizade’ler işlerini asla şansa bırakmazlardı.


FerDer'ciler erdi muradına KarYar'cılar çıksın kerevetine.

Pek de hayırlı gözükmeyen final de ise Şehriban, Derya ile Ferdi’yi öpüşürken gördü. Tamam tamam sakin, elbette Ferdi’yi tanımayacak. Gelinini biriyle öpüşürken görmesi yeteri kadar büyük bir skandal bir de kardeşiyle görse aman diyeyim. Hiç öpüşmeden sözlenen Ferdi ile Derya’nın sonunda öpüştüklerini gördük ya biz bununla idare edelim. Şehriban cephesinde neler olacağını haftaya göreceğiz artık.


Üzmeyin Şehro'yu kıyamam!

Ulan İstanbul daha ilk bölümden bir çerçeve çizdi ve her hafta içine farklı bir resim çizeceğim vaadinde bulundu ya da ben öyle anlamış olabilirim. Çerçeve belli evet ama içine konan resimler git gide aynılaşıyor. Sözüm bu haftaya mahsus değil. Bu haftaki operasyon geçen haftaya bin basar ama maalesef bu durum dizinin tekrara düştüğü gerçeğini değiştirmiyor.

Ekip bu hafta 1 milyonu topladı ve Kaptan’ı kurtaracaklarına eminler. Peki, bizler de emin miyiz? Ben hiç emin değilim mesela. Evet, keşke kaptanı kurtarıp, kendilerine farklı bir yol çizseler ve hikâye farklı akmaya başlasa ama bunun pek de mümkün olmadığını biliyoruz. Başta da söylediğim gibi çizilen çerçeve belli. Yine 1 milyon ellerinden kayıp gidecek ve hop sardık mı en başa, sıfıra sıfır elde var sıfır. Çok üzgünüm ama benim fikrim hikâyemizin tıkandığı yönünde. Umarım ben yanılırım ve umarım hikâye farklı bir yol alır ve çok eğleneceğimiz bölümler izleriz. Emeği geçen herkesin emeklerine, yüreklerine sağlık…

 

 



BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 64
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 34
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 64
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER