Ses kes! Ha-ya-ti on the mix!

Geçtiğimiz hafta sonbahar yaprakları nasıl etrafa savrulursa Nevizadeler de öyle savrulmuştu. Karlos ve kızlar arabayla kaza yapmış, Karlos’un tüm uyarılarına rağmen Ferdi tek başına tezgâha çıkmış, Bahadır ve Karlos Faysal’ın kaçırdığı teknede mahsur kalmış ve Kandemir de fenalaşıp hastanelik olmuştu. Tüm bunlardan bağımsız olarak Şehriban da Talip’in evlenme teklifini kabul etmiş, onunla İstanbul’dan taşınabileceğini söylemişti. Kaldığımız yerden devam o halde!

Karlos ve kızlar ise arabayı kaza yaptıkları yerde bırakıp durumu Ferdi’ye bildirdiler. Ferdi’de de durumlar pek parlak değildi, az kalsın kör kurşunlara geliyordu. Ferdi, kendisini yakalamak üzere olan güvenlik görevlisini birkaç yumruklar oyun dışı bırakıp kurtuldu. Bahadır ile Tuncer’i kurtardı. Adeta bir kurtarma silsilesi. Kurtulsunlar da gerisi önemli değil.

Hanımefendiyi de psikiyatri servisine alalım lütfen.

Sözde değil özde aile olmanın fotoğraflanmış hali.

Kandemir’i ise kurtaran Maşuka oldu. Geçen bölüm Maşuka’yı bayağı gömmüştüm ama şimdi sözlerimi geri alıyorum. Yine de hastaneye kadar gitmişken bir psikiyatri servisine görünsün derim. Tüm evlatları Kandemir’e koşarken, hastanede odasına girip kendini ifade etme şansını Ferdi’ye verdiler. Özürler dilendi, buzlar eridi. Ne derler bilirsiniz “Gecenin en karanlık anı şafağa en yakın anıdır.”

Derya’nın karışık işleri

Derya, bir yandan Ceyhun’u her fırsatta atlatmaya çalışırken bir yandan da Ferdi’ye sürpriz hazırlama telaşındaydı. Babasının mahkemesine az zaman kalmışken neden Nevizade olduğunu unutmuş gibi. Her neyse…

Derya, Kandemir’in karşısına geçip Ferdi’ye olan aşkını itiraf edince Kandemir de artık ne yapsın yelkenleri suya indirdi. Gürültü yapmadan az ötede oynayın dedi, kibarca. Artık Kandemir de icazet verdiğine göre gezmecilik tozmacılıkları da başladı. Mühim olan hata yapmamaları, aşklarının onlara hata yaptırmasına engel olmaları. Ama hiçbir şey yapmıyor olmaları, hata yapmıyor anlamına gelmiyordu. Derya, Ceyhun’a karşı soğuk davrandı, onu sürekli atlatıp duruyordu. (Maşukamsı bir ifade ile) Hı hıı, eveet, Derya! Sen her gün bin tane yalan söyleyip Ceyhun’u atlatacaksın, bir de üstüne yalanın yakalanacaksın, Ceyhun da bu duruma uyanmayacak?! Dodo dayının ardından bu adam sizi takip etmedi mi? Az kalsın enseleniyordunuz? Ne çabuk unuttun? Sen böyle yaptıkça Ceyhun’u daha da peşine takacaksın.

Derya, paralel evrende dükkan için alışveriş yaparken gerçek evrende evde, yemezler!

Esra yine full-time Nevizadeler’in peşindeydi. Ama anladığım kadarıyla bu sefer adımlarını çok sağlam atıyor. Emin olmadan Ceyhun’a dökülmeyecek, belli. Hatta, bence Esra’nın ekip arkadaşı Ceyhun değil, Hayati olmalı. İkisi bu işi kotarırlar.

Eski Defterler açılmaya devam ediyor vol. III

Ah be Servet abim! Senin mazine kurban oluruz. Dediğin gibi hayat bisiklete binmek gibi. Bizler çoğu zaman aynı anda hem dengeyi sağlayıp hem de pedal çeviremiyoruz. Sen ve tatlı dilin olmasa ayakta bile duramıyoruz. Sayende  Yaren ve Karlos’un hikâyesinde bir adım daha ilerledik. Hep bir bıçak muhabbeti gidiyordu. Yedi yıl öncesinde bıçağın Yaren’in elinden çıkıp onu almaya gelen arabanın lastiğe saplandığını gördük. Artık elimizde bir de Gürkan isimli, belli ki Yaren’e yanık biri var. Ekmeğinin peşinde koşan Yaren’e ahlaksız teklifler yedi yıl önce Gürkan’dan geliyormuş, anladığım kadarıyla. Geçmişin Malatyalısı.

Define avcısı Nevizadeler

Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir hesabı Hayati haklı mı yoksa? Gazanfer Nevizade dedenin altınları var mı? O altınlar küçük odada mı gömülü?

Gazanfer dede? Yoksa? Altınlar?

Kızların temizlikleri sırasında Gazanfer Nevizade’nin “Evlatlarım, darda kalırsanız küçük odayı kazın” notunu bulur bulmaz, Nevizadeler de harekete geçti. Mahkeme gününe çok az kaldı, Ali Rıza Kaptanı kurtaracak paranın acilen toparlanması lazım. Eğer not gerçek ve oda da altınlar varsa Derya’nın babası da ötekinin berisi de kurtulur. O halde küçük oda kazılacak. Eyvallah da yalnız öyle ezbere kazılmaz ki Nevizadeler’in erkek kolu. Haydaa, boruları patlattınız ya la! Borular patlayınca Hayatiler de Şehribanlar da Nevizadeler’in başına kaldı. Gazanfer Nevizade'nin kaç yıllık konağı mahallenin umumi tuvaleti, umumi banyosu oldu. Tuvaleti, bulaşıklarını, bornozuna kapan soluğu Nevizadeler’de aldı. Servet abinin dediği kadar var: Nevizadeler’in evini çarşı hamamına çevirdiler. Eve gelenler bir yana bir de küçük odayı kazarken çıkan topraklar vardı. Siz dışarı çuval çuval toprak çıkaracaksınız da Hayati Holmes de bu durumu fark etmeyecek. Hahayt!

Hayati Holmes ile NEV101-Nevizadeciliğe Giriş

Tam da umutlar tükenmişken kazdıkları yerden küçük bir kutu çıktı. Aha! “Dışı küçük içi büyük” bu kutudan başka bir harita! Matruşka gibi. Bir kâğıt buluyorsun sonra bir kutu, kutunun içinden bir kâğıt daha… E ne yapacaksın bir harita bulduysan peşine düşeceksin. Yaren ve Karlos her türlü “yürümecilik” yaparak bir adres buldular. Ama adresteki kadın, Aytop, sağlam hatundu. O halde sağlam bir plan yapmaları gerekiyordu. Aytop’a bizim Maşuka’nın biraz daha devreleri yanmış ve zengin hali diyebiliriz. Maşuka’nın en azından kendi içinde kriterleri var. Tuncer o kadar yürüdü de bir adım bile gitmedi. Ama Aytop, uçana kaçana, maşallah.

Snnle parqtha kaat helva yiyelim mi datlı chocuk!

Bu sefer Bahadır bilgisayarın değil musluğun başındaydı. Plan, Aytop’u evden çıkarıp evde rahat rahat kazı yapmak. Aytop, bizim tesisatçı kılığında Bahadır’ı görür görmez âşık oldu. Aşk derken yani söndürülmesi gereken bir ateş topuna da dönüştü diyebiliriz. Bahadır için kriz, Aytop için fırsat.

Baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz altına hey altına!

Aytop, Bahadır’a yazarken Nevizadeler de Aytop’un bahçesini kazmaya başladı. Evde kamera, güvenlik falan yok ama komşular var. Komşuculuk ölmemiş arkadaş! Komşusu, Aytop’un evinde hırsız var diye polise ihbar edince polisler Aytop’un evini bastı. Nevizadeler bu sefer ilk defa doğru yerden doğru zamanda, keyifleri yerinde ayrıldılar. Ama kim derdi ki Hayati çılgını, Nevizadeler’i Aytop’un evine kadar takip edecek de, polis evi bastığı sırada evde olacak ve hırsız gibi yakalanacak diye?  Peki, bu hırsızlık dosyasına kim bakacak bakalım?

Ceyhun, Hayati'yi kurtar Ceyhuuuuun!

Bu bölüm Hayati'nin bölümüydü resmen. Aksiyonu hiç bitmedi. Yok tuvaleti, yok duşu, yok araştırmacı ruhu derken Nevizadeler'in peşine düşmeden bombasını patlattı. Kandemir’e müziği ile seslendi. Yazan, çizen, seslendiren herkesin eline koluna sağlık! O halde son sözüm Hayati'nin “Qan-De-Mir”idir. Yo, yo ses kes, Ha-ya-ti on the mix!


"Hamlet sensen ben amcanım,
Korsan sensen ben kancanım."

"Şarkı dediğin böyle olur Karlos’cuğum Yaren’ciğim"



BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER