Sen kimin rüyasında, hangi rolde?

Tanıtım fragmanında dinlediğim şarkının etkisiyle iki ay önce ekran başında beklemiştim bu dizinin ilk bölümünü. Doğru karar verdiğimi bu bölümle bir kez daha fark ettim. Gülüm Çahan'ı Miller Music Factory'den beri takip ederim, çok da severim. Kaçak Gelinler'le daha bir uyuştu, daha bir tatlı oldular. Bu bölümde onu ekranda görmek sevindirdi beni, umarım yeni şarkılarıyla da diziye renk katar.



Yeni ev telaşı, kalp kırmanın kolay olması, en çok da sürpriz dediğimiz şeylerin başkalarında aynı etkiyi yaratmaması derken ne yapıp ne edip Almila ile Kainat hayallerindeki evlerine taşındılar. Şebnem olmasa da dostlarının yardımıyla müthiş hızlı bir şekilde hem de. Herkes eve yeni bir beyaz eşyayla geldi. Bize de hayırlı olsun demek düşer. Önder büyük bir şans oldu kızlar için. Bakalım Almila bu şansı nasıl kullanacak? Almila'nın Özgür'e söylediği şu cümle Önder'in bir adım önde olduğunu açıklıyor aslında: 
''Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene bir daha geri dönmez.''


(Peki bu casttaki her erkeğin çok yakışıklı, her kadının da çok güzel olma sorunsalı? Türkiye'deki açık ara en tatlı oyunculara sahipler şuan.) 


İzafet ile Memo bu trip dolu bölümün neşesiydi. Bu ikiliye biraz daha özen gösterilse efsane olurlar. Memo'nun elinde boş hediye kutusuyla Müfit Abi'ye Kaçak Gelinlerin yeni evinin adresini öğrenmek için blöf yapması çok güldürdü. İzafet desen, Tom Cruise bulmuş da haberi yok. Ah İzafet ah yerli yersiz fazla konuşmandan dolayı kaçırdın hayatının fırsatını.

Yeni ev olayına Team Şebnem Gürsoy olarak bakacak olursak; yeni sürdüğünüz ojeden hemen sonra tırnağınızın kırılmasında vereceğiniz ani tepki kadar haklı hatun! Böyle hayati kararlarda hele ki Gürsoy'un da hayatını etkileyecek kararlarda ona danışmazsanız cezasını çekersiniz hanımlar. Kainat, muhafazakar bakış açını bir yere kadar kabul edebiliyoruz çünkü bu seni sen yapan tatlı bir özelliğin. Ama açıklama yapmadığın sürece karşındakinin sana anlayış göstermesini bekleyemezsin ki canım. Yine Yeşilçam filmi gibi kitlendiniz kaldınız bütün bölüm. Hayır zaten Ege'ye de al gülüm ver gülüm davranıyorsun, hoş değil. Zavallım Ege olacaklardan habersiz melek gibi dolanıyor ortada. Nermin yemeyip içmeyip arkasından planlar yapıyor çocuğun. Can da Kainat sayesinde astral seyahate çıkmış durumda. Kainat, şu ikilemlerinden kurtulsan diyorum. Diyorum da kime diyorum, bu Kaçak Gelinler'in hepsi böyle. Hadi Şebnem bizi şaşırtmayıp Arda'dan intikamını aldı hem de abartmadan. Şebnem'in haklı olduğunu onun bir cümlesiyle özetleyelim:
''Ben bu yaz Çeşme'ye gidemedim, sizin haberiniz var mı?''


(Bir erkeğin en zayıf anı)

Kısa kollu dar V yaka tshirt üstüne spor yelek giyme ihtimali yüksek Kolejli Arda'dan da kurtulduğumuza göre Küçük Prens, veliaht Selim'in taarruza geçmesi gerekiyor. Şu toplantıda numarasını aldığı ve görüşmeye devam ettiği kezbanlıkta son nokta kızımız başa bela olacak belli ama Şebnem Gürsoy'un sadece canını sıkar. Tam Selim'le Şebnem birbirini tanıyor ve aralarındaki bu çekimin en büyük nedeni 'birbirlerinin aynı iki karakter' olmalarından kaynaklı olduğunu kavrıyorlar derken pat Selim her şeyi berbat etti. Nasıl bu kadar basitleşebildi de Şebnem'in onun peşinde koştuğu kanısına vardı anlayamadım. Trafik kazasının hayırlısı da olur mu diyeceksiniz ama bence olacak çünkü bu kaza Şebnem ile kızların arasını yeniden düzeltecek bence. Yani bir Game of Thrones değiliz ki başrol ölsün dimi? 

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER