Kurtlar Vadisi Pusu: Dört Kollu

Vadi Aklı bu bölüm az göründü ama sertti. Kimyasal silah konusuna girdi ki hayli çetrefilli bir konudur. Artık dünyada nerede bir çatışma varsa oradan bu iddialar yükseliyor. Bu iddiaların ne kadarının doğru olduğundan emin değiliz ama Vadi diyorsa dikkat kesilmemek olmaz. Halil’in köyünde kıyım olmuş. Siyah Sancak yaptı demişler. Kıyım olan bir köy var ama tabii ki sorumlusu Siyah Sancak değil. Halil de ne yapsın intikam yolunu seçmiş. Halil’i bu karanlık çukurdan çıkarttılar ama belli ki ardı arkası kesilmeyecek. 

Gölge’nin örgüt mesajları  devam etti. Artık onlardan tamamen vazgeçmiş zira Türkiye o yolun kullanılmasına izin vermeyecekmiş. Eskiden Türkiye’nin attığı her adımı Polat bizzat veya dolaylı olarak etkilerdi. Bu güzergah operasyonuyla ilgili Polat’ın herhangi bir adımını, Hoca’yla bir muhabbetini hatırlamıyorum. İhtiyarlar ile Polat arasında bir kopukluk var herhalde. Ne zamandır Hoca’yı da göremiyoruz. 

İskender meslektaşımdır ama kendisinden pek hazzetmem. 

İskender, “bir yol varsa gideriz, bir yol yoksa açarız” demiş. İşin ucunda para varsa o yol hep açılıyor ve suçlu kovalayandan her daim bir adım önde oluyor. Mesela dünyanın haberinin olmadığı muazzam bir buluşu Gölge kötü niyetleri için kullanacak. Şimdi daha varlığından bile haberi yokken kolluk kuvvetleri bunu nasıl yakalasın? Anadolu hocam işi halletti ama Gölge’nin sabır surlarını öyle bir dövüyor ki Gölge alternatifini bulsa bir kaşık suda boğar. Burada Gölge’nin nasıl bir karakter olduğunu tekrar anlıyoruz. Tüm o fevrilik ve çılgınlığın altında şaşmaz bir hesap kitap yatıyor. 

Murali Baba konusunda kafam hayli karışık. Bazen güzel güzel konuşuyor bazen de muhabbet öyle bir hal alıyor ki... Bu hafta ilki geçerliydi. Polatla olan sohbeti genel olarak çok keyifliydi. Polat da iyi orta açıyor. Onu gençlerle buluşturmayı planlıyor ama ne kadar tutar bilmiyorum. Zira konuşmalarından pek de Ömer Baba gibi olmadığı tersinin de biraz pis olduğunu anladım. Biraz atara atar, gidere gider var. 

Dıfnı Sımyılı ıçın Kırtlır Vıdısı Pısı rısmın ıkıl ıldı :s

Defne Samyeli için Kurtlar Vadisi Pusu resmen okul oldu. Başladığı noktadan geldiği noktaya bakınca alkışlamak istiyorum. Polat’la yaptıkları sohbet gelecek bölümler açısından tüyolar niteliğindeydi. Özellikle Polat’ın Yusuf için “hissediyorum tabii. Babasına, dedesine ne hissettiysem aynını hissediyorum” sözü çok sert oldu. Bir an evladını sildiğini düşündüm. Hoş, hala düşünüyorum ama gizli mekanın akıbetini bilmiyoruz ve bu durum %5 de olsa herkese karşı bir oyun sergilendiğini düşündürüyor. Kalan %95’de öz evladını gerçekten silmesi var. Bu çok acı ama şaşılacak bir şey değil. Polat için konu vatansa gerisi teferruat. 

Yasin Komutanım tam formundaydı. Ertuğrul Şakar’ın Vadi’de hep atıl kapasitede kaldığını düşünüyorum. Verebileceği çok şey var ama sanki "bize bu kadarı lazım teşekkürler" diyen bir güç var. Manav operasyonunu nefesimi tutarak izledim. Vadi müzikleri konusunda uzman değilim ama çalan müzik öyle bir yer etmiş ki kafamda her an kötü bir şey olmasını bekledim. Neyse ki olmadı. Komutanım hala bizimle ve inşallah bundan sonra da onu türlü türlü kılıklarda görürüz.


Yazı devam ediyor..

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER