Gecenin Kraliçesi: Ateş ile Pervane..
Pervane tülden ince kanatlarıyla ateşe aşık olur. Etrafında döner durur. Döndükçe daha çok yaklaşır. Kanadının ucu tutuşuverir. Acı duyar ama aynı anda zevk alır. Kanadını söndürdükten sonra yine başlar ateşin etrafında dönmeye. Yine yaklaşır, ama bu sefer biraz daha fazla... Yine tutuşur kanadı, ama bu sefer biraz daha fazla... Tabii biraz daha fazla yanar canı ve biraz daha fazla zevk alır aynı anda. Yandıkça daha çok yaklaşır. En sonunda kucaklamak ister ateşi. Elbette kül olur küçücük bedeni ve uçuşarak süzülür yere. Ateş yanmaya devam eder. Bir başka pervane de etrafında dönmeye...

Esra bir pervane... Aşkı ateş. Kanadının ucu tutuştukça daha hızlı dönüyor ateşin etrafında. Tutuştukça daha da düşüyor aşkın içine. Yandıkça daha çok yanmak istiyor. Kucaklamış da birkaç kez ateşi. Babası söndürmüş tül gibi kanatlarını, küçücük bedenini. 
Esra daha çok kez tutuşur. Ateş de yanmaya devam eder. 

Selin, Kartal’ı ittikçe Kartal, Esra’yı yakmaya devam edecek. Selin gardını biraz düşürse Kartal ona bir adım yaklaşacak ve Selin güçlendiği anda yeniden kuşanacak zırhını. Kartal yanan haliyle hiç düşünmeden yine sarılacak Esra’ya. Bu hikayedeki kurban ne Kartal, ne de Selin. Bu hikayedeki aşık ne Aziz, ne Kartal ne de Selin. Hem kurban hem de aşık olan tek kişi Esra. 

Aziz istediğini öyle ya da böyle alan bir adam. İstediğini alkam için yaptığı her şeyi mübah gören bir adam. Sevdiği kadını hiç kimseyle paylaşmayacak, elini uzattanı da yeryüzünden silebilecek bir adam. Kartal’ın babası Mustafa’yı, ona ihanet ettiği için Selin’in babası Osman’a öldürttüğünü izledik. Ama henüz bu ihanetin gerçekten ihanet olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer Aziz bu ihanetin gerçekliğine tüm kalbiyle inanıyor olsaydı Kartal’ı yanına alarak sarmaya çalışır mıydı vicdanındaki yarayı? Peki ya Selin? O da aşk değil de vicdanın kanayan diğer yarısı olabilir mi? Selin’e aşık olmaktan ziyade vicdanının diğer yarısını sarmaya çalışıyor olabilir mi?

Her şey bir yana dün akşam garajda geçen Selin-Kartal yüzleşmesinin sonunda Selin’in çalan telefonunun ucundaki ses, Aziz’in hayatına girişinin çok da tesadüfi olmadığına dair önemli ipuçları verdi. Kim bilir, belki de Osman gerçekten ölmemişti ve yaşadığı acıların aynısını Aziz’e yaşatmak için doğru zamanı beklemişti. Yani biz Selin’in Kartal’dan intikam almak için o evde kaldığını düşünürken belki de Selin’in asıl hedefi Aziz’di... 

Hikaye bu yola girecekse haftaya tempo yükselecektir. Bu noktada ise maalesef yap-bozun büyük ve önemli eksiği Kartal-Selin aşkı oldu. Başından beri ikisi arasındaki tutkunun seyirciye yeteri kadar geçtiğine inanmıyorum. İkisi arasındaki yaşanmışlık bir gün, bir geceye sıkıştırılmasaydı, bu aşka dair daha derin bir geçmiş izleseydik şimdi Selin’in Kartal için çektiği ızdıraba daha çok inanabilirdik. Selin’in telefondaki sese söylediği gibi intikam uğruna aşkına ihanet ettiğine inanabilirdik. Ama sadece bir gün boyunca sokaklarda dolaşıp aynı gece tensel bir durum yaşamış iki insanın dört yıl boyunca birbirlerine unutulamayacak bir ‘aşk’ duymalarının çok kalbimize hitap eden bir durum oluşturduğunu düşünmüyorum. Daha derin, daha iz bırakan bir yaşanmışlık olmalıydı ortada ya da "geç olsun güç olmasın" diyerek bu inandırıcı olamamış aşkın revizyonu hemen yapılmalıydı. 

Yazı devam ediyor..
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER