Fazilet Hanım ve Kızları: Yağız Egemen tarzı özür dilemek

Fazilet Hanım ve Kızları: Yağız Egemen tarzı özür dilemek
Star TV’nin dizisi Fazilet Hanım ve Kızları’nın en ilgi çekici karakteri olan Yağız Egemen, diziye tanımadığı bir kıza ettiği hakaretler yüzünden kötü adam olarak başlamıştı. Özünde cesur, dürüst, saygılı, düşünceli ve yardımsever olan bu karakterimizin yaptığı hata yüzünden bir sezon boyunca onun nasıl özür dileyeceğini merak etmiştik. Senaryoyu yanlış okumuyorsam Yağız Egemen özür dilemek konusunda da klasını konuşturacak gibi görünüyor. Basit özür sözcükleri yerine Hazan’ın otel odasında kaybettiği ne varsa yerine koymaya çalışıyor.

Yağız, o gece hayatında ilk defa süslenen esas kızımızın aslında allı pullu elbiselerden hoşlanan biri olduğunu öğrendi. Hazan’ın babası sonrasında değiştiğini, otel odasının yaşandığı gece hayatında ikinci kez allı pullu elbise giydiğini ve Hazan’ın elbise giyme hayallerini kendisinin söndürdüğünü biliyor. Yüz güzeli işinde babasının savaşçı kızı olduğunu hatırlatması, bu işi sözleşme için değil kendisi için yapması gerektiğini söylemesi, kaçıp saklanmamasını öğütlemesi Hazan’a elbiselerle ilgili bir şans daha vermek için olduğunu sanıyorum.

Hazan’ın otel odasında kaybettiği ikinci şey Sinan ile karşılaşması. Otele kardeşi için gittiğini bilen, Hazan’ın kardeşine olan aşkını duyan Yağız, Hazan’a Sinan ile ilgili kaybettiği şansı vermek için çekim ayarlamak gibi fırsatlar yaratıyor.

Senaryoyu yanlış anlamadıysam Yağız tüm bunları üzdüğü bir kızdan özür dilemek için yapıyor. Bu da otel odası konusunda Yağız’ın atı alıp Üsküdar’ı geçtiğini gösteriyor. Asıl üzücü olan ise Hazan’ın önünde “leblebi” diye söylenmesine, bağırılmasına, yazılmasına, çizilmesine rağmen leblebinin  “l”sini bile anlamamış olması…  Otel odası konusunda bu kadar pasif kalması, karakteri gerçeklikten oldukça uzaklaştırıyor. Eski Hazan’ın  Sinan’a “sen bu yalanları nasıl söylersin?” diye yakasına yapışması gerekirdi. Yeni Hazan neden bu kadar zavallı ve sünepe çiziliyor anlamadım. Bu bölüm bununla yetinmeyip Sinan’dan duyduğu imalı cümle üzerine hala Sinan’a süt dökmüş kedi gibi bakması ve öpüşecek olması, olayı daha fantastik bir boyuta taşıdı. Dilimizde bütün tersliklere güçlüklere rağmen yaşanan -ya da yaşanmayan- efsane aşklar için “güzel sevmek” diye bir terim kullanılır. Hazan’ın bu kadar aciz durumda olmasının sebebi aşk mı bilmiyorum. Tek bildiğim Hazan’ın güzel sevmediği…

Hazan’ın tanıdığımız klasik “saf, zayıf, pasif esas kıza” dönmesi ile birlikte Yağız ve Hazan arasında “çatışma” bitmiş ve Yağız’ın Hazan’a, onun zaaflarını kullanarak her dediğini yaptırdığı bir ilişkiye dönmüş. Otel odasından beri ben Hazan’ın Yağız’a o lafları yutturduğu günleri bekliyordum. İlk sezon Yağız’ın bir kulağından giren diğer kulağından çıkan hakaretler dışında bişey yoktu. Bu sezon görmeyi umuyordum. Ama bölümde “kızını bana yamamaya çalıştı” “baştan beri hedef babam mıydı?” “kardeşin beni yedi” sözlerine rağmen Yağız’dan yardım bekleyen bir Hazan vardı. Hazan’ı izlerken Yağız gibi “hani yüzümde çizik bırakan kız?, hani 100 doları suratıma atan kız?, hani kardeşi için öfkelenen kız?” diye sürekli sormaktan kendimi alamıyorum. Ve açıkçası Yağız’ın bu kıza hayran olması için artık bir sebep göremiyorum. Yağız’ın Hazan’ın gerçekte nasıl zayıf karakterli biri olduğunu anlayıp ondan soğuması senaryosu bana daha mantıklı geliyor.

Senaryoda Yağız’a ve Hazan’a biçilen roller o kadar farklı ki bir bölümde benim gibi “kız tarafı” bir izleyici bile Hazan’dan soğuyabildi. Yağız, otel odası için uğraşırken, Hazan’ın “şapkadan çıkan” Sinan zaafı ile uğraşırken, yüz güzeli ile uğraşırken; Hazan, hiçbirşeyi düşünmesin, sorgulamasın, soruşturmasın. Bir sezon gizli kalan otel odası hikayesini, senarist bu sezonda üstünü örtmeye çabalıyor, anlıyorum. İki bölümde otel odası ile ilgili tek kelime edilmedi. Ama bunun yolu Hazan’ı “düşünemeyen” bir karaktere çevirmek mi? 



BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER