Nefret ederek sevdiklerimizde bu hafta: Gonca Vuslateri

Nefret ederek sevdiklerimizde bu hafta: Gonca Vuslateri
Anne dizisini ilk bölümünden itibaren gerek salya sümük ağlayarak, gerek ciğerlerimi dizi bitene kadar masanın üzerine bırakarak izleyen biri olarak Gonca Vuslateri hakkında yazmak istedim hep. Evet Cansu Dere’ye bayılıyorum ve serinlikte bir dünya markası olduğu kanaatindeyim, onun giydiği gibi bol paça pantolonlar giysem paçalı bir tavuğa benzer miyim diye düşüne düşüne izliyorum güzelliğini. Vahide Perçin’i feci inandırıcı buluyorum, sanki ellerinin çatlaklığı bile düşünülerek yapılmış gibi, o kadar ince ince içine işliyor insanın. Gel gör ki dizinin kadınları arasında favorim açık ara Gonca Vuslateri.

Canlandırdığı dünyanın en kötü kalpli annesi Şule Akçay’a o kadar sinirleniyorum ki kafasını duvarlara vurmak istiyorum bazen. Turna’ya çektirdiklerinin bin beterini kendi çeksin, ‘Cengiz neredesin?’ diyen dilleri düğümlensin istiyorum. Turna’yı pavyona götürdüğünde onu boğasım geliyor, süklüm püklüm hırkalarının içinde ekmek arası domates hazırlarken çocukcağız için onu günlerce aç bırakmak istiyorum.

Sonra bir anlatıyor, ‘Neden seni sevdi Melek?’ diye öyle bir soruyor ki Zeynep’e, bu sefer dünyanın en haklı kadını oluyor gözümde. Turna bir anda Melek oluyor, Şule’yle bir olup Şule’yi sevdirmek istiyorum ona. Zeynep’in yaptığı şımarıklık gibi geliyor, ‘Karnı tok sırtı pek, şimdi de kendine bir çocuk mu istiyor?’ diye sormak istiyorum alnına bir fiske atıp. Başkası olsa beş dakika düşünmem belki, çocuğunu çöp poşetiyle kapının önüne bırakan bir kadından bahsediyoruz sonuçta ama işte Gonca Vuslateri öyle bir Şule ki, asla kayıtsız kalamıyoruz.



Gonca Vuslateri’nin içinde sakladığı mizahı Şule’nin onca dramına rağmen görebildiğimiz çok küçük anlar oluyor bazen. ‘Sen Turna Güneş misin kızım?’ diye bağırırken Melek’e, ‘Sen bu kızı yine mi kaçırdın?’ diye haykırırken Zeynep’e aslında sadece bir öfke değil Şule’ninki, karşısındakinin aklından şüphe etme hali ve Gonca Vuslateri bunu o kadar güzel yansıtıyor ki bir yandan ağlarken bir yandan da çok gülmekten kendini alamıyor insan.

Çok kolay nefret edeceğimiz bir kadını bir suç makinasından ziyade kanlı canlı bir insan haline getiren, Sakar Teyze’ye gidip ‘Çok üşüdüm biraz ısınıp gideceğim’ diye sobanın kenarına iliştiğinde de, kızının bütün gece dolabın tepesinde kalıp cezalandırılmasının farkına bile varmadığında da aynı şekilde inandırıcı bulduğumuz bir kadın yaratan Gonca Vuslateri. Ellerine sağlık, bol oynasın, bol izleyelim. İyi seyirler. 


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER