Karasal televizyon yayıncılığının geleceği masaya yatırıldı!

Karasal televizyon yayıncılığının  geleceği masaya yatırıldı!
Broadcast Istanbul International Television Forum kapsamında yer alan ‘Türkiye’de Karasal Televizyon Yayıncılığının Geleceği Konferansı’, RATEM Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gürsoy’un ev sahipliğinde, sektörün önde gelen yerli ve yabancı isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi

Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği’nin (RATEM), Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile düzenlediği ‘Türkiye’de Karasal Televizyon Yayıncılığının Geleceği Konferansı’ dün İstanbul’da gerçekleştirildi. RATEM Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gürsoy’un ev sahipliğinde sektöre yön verecek gelişmelerin tartışıldığı konferansa yayıncılık dünyasının önde gelen yöneticileri ile medya mensupları katıldı.


Gürsoy: Karasal sayısal yayına geçiş hız kazanmalı.

CVK Park Bosphorus Hotel’de düzenlenen konferans, Gürsoy ve RTÜK Başkan Vekili Esat Çıplak’ın açılış konuşmalarıyla başladı. RATEM Yönetim Kurulu Başkanı Gürsoy, konuşmasına medyanın üzerine düşen görevi yaparak 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasında önemli rol oynadığını vurgulayarak başladı. Ardından karasal sayısal yayına geçiş konusundaki ilerlemenin sınırlı kaldığını dile getiren Gürsoy, ülkemizdeki televizyonların uydu yayınına yöneldiğini ve bu durumun maddi imkanlar sebebiyle uydudan yayına geçemeyen yerel televizyonları olumsuz etkilediğini belirtti.

TÜRKSAT’ın yerel ve tematik kuruluşlara farklı tarife uygulayabilmesi için RTÜK’ün yayın içeriğine ve temalara göre lisansları çeşitlendirmesinin sektöre katkı sağlayacağını söyleyen Gürsoy, konuşmasının son bölümünde yayıncı kuruluşların ödediği telif bedellerinin yüzde 1.5’e indirilmesi sürecindeki desteği için RTÜK’e teşekkürlerini iletti.


İnovasyonun önemi vurgulandı

Konferansın ilk oturumu ise RTÜK Üyesi Taha Yücel’in moderatörlüğünde, Digital Video Broadcasting (DVB) İcra Kurulu Üyesi Stan Baaijens, DVB Proje Direktörü Peter Siebert, Avrupa Yayın Birliği (EBU) Teknoloji ve İnovasyon Proje Koordinatörü Marcello Lombardo ve Almanya’daki gelişmeleri paylaşan Georg Hollmann’ın katılımıyla gerçekleşti.

Baaijens, konuşmasında sayısal karasal televizyon yayıncılığı alanındaki son gelişmeleri ve bu gelişmelerin Türkiye’deki yayıncılığın geleceği açısından açısından önemini aktardı. Siebert ise DVB teknolojisi hakkındaki görüşlerini tarihsel bir perspektifle, “Avrupa’da Bir Başarı Hikayesi” teması çerçevesinde katılımcılarla paylaştı. Siebert ayrıca sanal gerçeklik ve mobil cihazlar alanında yaşanacak entegrasyon çalışmaları da dahil olmak üzere DVB teknolojisinin geleceğine dair de ipuçları verdi.

EBU Teknoloji ve İnovasyon Proje Direktörü Lombardo, dünyadaki örnekler üzerinden dijital karasal yayıncılığın geldiği noktayı katılımcılarla paylaştı ve sektörü bekleyen inovatif gelişmeleri vurguladı. İlk oturumun son konuşmacısı olan Hollmann ise gelişen teknolojiyle birlikte medya tüketim alışkanlıklarının değiştiğini belirtti ve gelişen DVB-T2 teknolojisi ile yeni pazarlar arasındaki ilişkiyi anlattı.


Sayısal çağda ölçüm teknikleri tartışıldı.

Konferansın RTÜK Kamuoyu, Yayın Araştırmaları ve Ölçme Dairesi Başkanı Şemsettin Gürpınar moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci oturumunda ise Sayısal Çağda İzleyici/Dinleyici Ölçümleri konusu masaya yatırıldı. Bu bölümün konuşmacılarından TİAK (Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi) Genel Müdürü Dursun Güleryüz, konuşmasında TİAK’ın yapısı ve çok yönlü denetim sistemi hakkında bilgi verdi; adil, şeffaf ve dünya standartlarında ölçüm yapmanın önemine değindi.

Konuşmacılardan RİAK (Radyo İzleme Araştırma Kurulu) Genel Müdürü Olcay Akay ise radyonun halen en güvenilen iletişim araçları arasında yer aldığını belirtti ve dünyadaki örneklerle karşılaştırmalı olarak Türkiye’deki radyo ölçümlemesi sistemini anlattı. Akay, günümüzün değişen koşullarında radyo yayıncılığının reklam pastasındaki payı hakkında da bilgi verdi.

Konferans katılımcılarının verdiği ortak mesaj ise karasal yayıncılığa geçiş konusunda dünyanın gerisinde kalan Türkiye’nin, sayısal teknolojinin geldiği noktayı yakalayarak bu dezavantajı avantaja çevirebileceği yönündeydi.



BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER