Devlerin aşkı
Zelena’nın zamanda yolculuk yapmaya çalışıp, annesinin Regina yerine onu seçmesini sağlamaya çalıştığı zamanı hatırlıyor musunuz? ‘Uzun uzun yıllar önce’ diye açtığımız bölüm oraya dönüyor işte. Zelena-Hades ikilisi bütün kalıpları yıktı. Bölüm sonuna kadar Hades’in daha büyük bir planı olduğuna inandım. Koskoca Tanrı aşktan ne hallere düşmüş yahu. Zelena desen intikamını aşkının önüne koydu. Tabii gerçek aşk mı orası da hâlâ soru işareti. Hades gerçek aşkın öpücüğünü tadıp, kalbini yeniden başlatıp, Olimpos’a döndü diyelim. Bu sefer de Zeus’tan intikam alırken veya bambaşka bir nedenden Zelena’yı düşünmeden bir kenara atabilir.  Mutluluk oyunları oynamak için önce o dibine kadar battığı karanlıktan çıkması gerekiyor. Ancak her şeye rağmen final konuşmasının oldukça etkili olduğunu itiraf etmem lazım. Zelena’yı ise sanırım ilk defa bu kadar çaresiz gördük. Hayatında ilk defa sevildiğini, istendiğini hissetti ve ne yapacağını bilemez durumda. Robin ve Regina’ya kızının ismini ne koyduklarını sorarkenki telaşını severim onun. O çocuğun ismi Pistachio olacak, başka yolu yok.


Sihir Bakanlığı ziyaretçi girişi

Henry’nin yazarlık görevi pek istediği ve beklediği gibi gitmiyor. Kalem Henry uyurken onun yerine hikâyeleri yazıyor, bu da Henry’yi ergenlik triplerine sürüklüyor haliyle. Çocuk Yazar oldu hâlâ ciddiye alan yok. Dizi ‘’Once Upon a Time: Henry’nin Çilesi’’ne döndü. Fakat gerçekten kalemin kendi başına hareket etmesi şimdilik zararlı görünmüyor ama Henry’nin müdahale etmesi gereken yerler olunca ne olacak? Ya da kalem ve Henry arasındaki bağ bu şekilde mi çalışıyor acaba? Hikâyeleri olduğu gibi yazmaya karar verdiği için kalem Henry’nin bilinçaltını kağıda döküyor olabilir. Üzülme Henry, lokantanın müdavimi olan dedeni ve anneanneni dayınla görüştürdün. Daha oralardasınız, herkesin biraz normalliğe ihtiyacı var. Henry’nin uyur-yazarlığına huysuzlanan Hook’a laflar hazırladım. Bu bölüm iki cümle söyledi. İlki hikâye kitabında yazılan şeyin gereksizliği üzerineydi. İkincisi ise ‘optimist olan taraf olmak istemem ama’ diye başlayan bir cümleydi. Bir karar ver adamım, sen hangisisin? 

Bu hafta Belle ve Gold yeniden bir araya geldi ve ilerisi için merak uyandıran ve heyecanlandıran bir konuşma gerçekleşti. Belle’i düşünelim. Evlendiğin adam yüzyıllar önce daha doğmamış ikinci bebeğini bir anlaşma maddesi yapıp satmış. Tam ortada ikinci bir çocuk yok diye sevinirken hamile olduğunu öğreniyorsun, ki bu haber bundan daha kötü bir şekilde alınamaz herhalde. Daha bu ikisi arasındaki bağlantıyı kuramadan hop, kocanın yeniden Karanlık Olan olduğunu öğreniyorsun. Yeri geldi koca bir sezonda bu kadar bilgi yüklemesi yapılmadı. Gold kartlarını açık oynadı. Hem canavarın, hem canavarın ardındaki adamın o olduğunu söyledi. Gücü, hançeri ne kadar sevdiğini itiraf etti. Umarım buradan yürürler, hemen sonuca bağlamayız. Daha Belle bile anlamadığına göre hamileliğin çok erken bir dönemindeyiz ve o bebek doğana kadar neler döner Serhat.


BUNLARI DA SEVERSİN

DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 47
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 19
DİZİ-YORUM : SEZON 2 , Bölüm 33
DİZİ-YORUM : SEZON 6 , Bölüm 10
DİZİ-YORUM : SEZON 1 , Bölüm 15
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER