Hayaletler, hayaller, hayal kırıklıkları
Sevgililerin ayrılıklarda yaşadıkları ya da yaşayamadıkları tüm çıkmazlara, kendini kaybetmelere, yakmalara, yıkmalara, sessiz çığlıklara, yazılan şiirlere/hikâyelere/şarkı sözlerine... Hepsine selam olsun! Sevgiliyken uçtuğunu hissediyorsun. Ayrıldığın zaman yere çakılıyorsun. Sevgilin yaratıcı bir kafaya sahipse sana güzel şarkılar yazıp, seni dünyanın en özel insanlarından biri yapıyor. Kötü bir ayrılık yaşadıysanız belki de ayrılmanız tam anlamıyla gerçekleşmemişse, kalbi acıyan taraf canınızı acıtmak için her yol mubah deyip sizi yerin dibine sokmaya çalışabiliyor. İşte Debbie'nin Fiona'ya “Gus'a hayalet gibi davrandın yani onu görmezden geldin, yok saydın.” demesiyle hatun kişi Gus'ın karşısına çıkmak istedi. Hem Gus'a aile yadigârı yüzüğünü verecekti hem de belki hamile olduğunu söyleyecekti. Evet, bunların hepsi havada asılı kaldı. Gus muhteşem gülümsemesiyle Fiona'ya şarkı yazdığını söyledi. Hangimizin ağzı kulaklarına varmadı ki? Malum şarkıyı ve sahneyi aşağıda paylaşacağım.* Şunu ifade edeyim; hiç kimse topluluk önünde rezil olmak istemez. Gus Fiona'ya yazdığı şarkıda bütün kötü düşüncelerini kötü bir dil kullanarak yazmış. Adam müzisyen, şarkı yazmaktan ve söylemekten başka ne yapacaktı? Sean'ın ifadesiyle biraz korkakça ama Gus'ın elinden gelen bu. 

Fiona ne kadar bebeğini istemiyorsa Debbie kendi bebeğini o kadar istiyor. Fiona'nın Debbie'den özür dilemesiyle sanki yumuşadığını bir an için zannetmiş olabilirsiniz ama hayır. Fiona ne kendisi için ne de Debbie için gelecekte kuzen bebek hayalleri kuruyor. Zaten sonunda da ne evde ne de kalbinde yer vereceğini söyleyerek Debbie'yi iyice yalnız bıraktı. Finoa'ya Gus'a hayalet muamelesi yaptığını söyleyen Debbie ki bu tespit için kendisini tebrik ederim, hayatını değiştireceğini zannettiği ve hamile kaldığı Derek'in ona hayalet muamelesi uyguladığının farkında değil. Debbie çocukken Frank'e çok düşkündü. Frank de her çocuğuna olduğu gibi Debbie'ye kayıtsız. Fiona'nın hamile olduğunu, yardımcı olabilir diye Frank'e söylemesi ise acizlikten başka bir şey değil. Frank Debbie'nin bebeğinden sosyal yardım adı altında para koparmak peşinde. Fiona'dan tutun da Liam'a kadar para almışlardır devletten. O yüzden Fiona'nın da çocuk aldırmasına dini nedenler, Gallagher ailesinin çocuk aldırmaya karşı olması gibi sebeplerle karşı çıkarken asıl niyetinin çook farklı olduğunu anlamak için IQ'muzun yüksek olmasına gerek yok. Sean'dan hamileliğini sağlık sorunlarının artmasıyla daha fazla saklayamayacağını anladı Fiona. Neyse ki Sean zorlayıcı biri olmadı. Fiona da kesin ve keskin bir dille bebek için hiçbir söz hakkı olmadığını söyledi. Bu arada doğum kontrol hapları gerçekten para israfı mı? ^.^

Ian asker olmak istemişti ve gerçekten bunun için ciddi bir şekilde çalışıyordu. Hayalleri, hastalığının gölgesinde kaldı maalesef. Fiona'yla arası haklı sebeplerle bozuldu. Lip yardıma koştu. Lip her zaman Ian'ın yanında oldu. Lip'in kazandığı yere nasıl geldiğini, gelirken de kimlerin yardımıyla geldiğini iyi hatırlayalım. Bu yardımların illa ki maddi olmasına gerek yok. Duygusal olarak desteğe ihtiyaç duyuyorsunuz ve arkanızda itici güç istiyorsunuz. Ian hastaneye yatmak zorunda kaldı. Ailesi destek oldu ama desteklerken psikolojiyi de ezmemek gerektiğini bilmek gerek. Lip bunu beceremedi. Kimse de kusura bakmasın, Lip Ian'a büyük ayıp etti. Hayatını toparlamasına, eğitimini isterse gerçekleştirebileceğine, hayallerine belki de başka bir şekilde ulaşabileceğine inandırabilirdi Ian'ı. Ama Lip kendi hak ettiği hayatının önemini vurguladı, herkes kendi başına dedi bir nevi ve sonra da ben sana iş buldum diye de işin içinden çıkmaya çalıştı. Kendisinin de dediği gibi mahkum gibi görüyor Ian'ı. Annesinden geçen hastalığın mahkumu... İnsanlara yardım ederken farkında olarak ya da olmayarak küçümsersek o insanı kaybetme riskimizi de bilmemiz gerekir. Elbette herkes kendi başına ama hayat herkese adil davranmıyor. Üstelik adil davranılmayan kişi seçmediği bir durumun içinde…

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER