A Million Little Things: Arkadaşlık büyük bir şey değildir, bir milyon küçük şeydir

A Million Little Things: Arkadaşlık büyük bir şey değildir, bir milyon küçük şeydir
This is Us, Amerika'nın en popüler ve en beğenilen dizilerinden birisi. Üçüncü sezonuyla yayın hayatına devam ediyor ve hali hazırda ülkenin ulusal kanallarının en çok izlenen draması konumunda. Hatta muhtemelen bildiğiniz gibi ülkemize olan uyarlaması ekrana gelmek için gün sayıyor. Böylesi bir beğeni çoğu örnekte benzerini de yaratır, işte A Million Little Things tam da bu departmana mensup bir yapım.

ABC kanalında eylül ayında yayınlanmaya başlayan dizinin şimdiye kadar yedi bölümü çıktı. Kanaldan uzatma almasıyla birlikte ilk sezonu 17 bölüme uzadı. Ben de biraz kendisinden bahsedeyim, komedi-drama türündeki bu diziyi genel olarak tanıtayım istedim.

A Million Little Things'in hikayesi Boston’da geçiyor ve birbirine yakın dört çift etrafında şekilleniyor. Erkekler birkaç yıl önce birlikte asansörde kalınca tanışmışlar ve aralarında oluşan bağ sonrasında kopmamış. Ailecek görüşmeye, birlikte buz hokeyi maçlarına gitmeye başlamışlar. İşte içlerinden birisi, Jon, ilk bölümde beklenmedik şekilde intihar ediyor.

Ofisinin balkonundan kendisine attığına şahit oluyoruz ve bu durum çevresindeki herkes için büyük bir şok oluyor. Görünürde önemli bir sorunu olmayan, hatta birkaç dakika önce şirketi için büyük iş bağlayan adam neden bir anda intihar eder ki? Bu olayın ardından ana karakterler kendince dağılıyor veya bir şekilde toparlanmaya çalışıyor. Diğer yandan yavaş yavaş Jon'un intiharının perde arkası ortaya çıkmaya başlıyor. Tahmin edersiniz ki durumun pek de göründüğü gibi olmadığını anlamamız uzun sürmüyor.



Ana Karakterler:

* Eddie Saville: Özel ders veren bir müzik öğretmeni. Eskiden profesyonel olarak müzik yaparmış ama bırakmış. Theo isminde bir oğlu var ve eşinin işleri yoğun olduğu için daha çok o ilgileniyor. Evliliği pek yolunda değil ama Katherine'in bunun farkında olduğu söylenemez.

Avukatlık yapan Katherine işinde yükselmek için çok çalışan, evin maddi yükünün çoğunu üstlenen ve eskisine oranla daha ciddi birisine dönüşmüş bir kadın.

* Rome Howard: Kariyeri reklam ağırlıklı bir yönetmen. İstediği noktada değil ve daha farklı bir şeyler yapma peşinde. Jon'un intihar haberini almak onu 'kendi' intiharından döndürüyor. Eşi Rebecca'nın kendi restoranını açma hayali de benzer şekilde Jon'un intiharı sayesinde yön değiştiriyor.

* Gary Mendez: Göğüs kanserine yakalanıp yenmiş ve halen destek grubu toplantılarına katılıyor. Bu sayede terapistlik yapan ve benzer bir deneyim yaşayan Maggie’yle tanışıyor. Gary'nin grubunun esprilisi olduğu, Maggie'nin kısa sürede diğerlerine kaynaştığı ve olaylara dahil olduğu söylenebilir.

* Delilah Dixon: Jon’un eşi. Olan bitenlere pek anlam veremese de iki çocuğu için güçlü durmaya çalışan bir kadın. Alışılageldiği üzere az önce bahsi geçen karakterlerin çoğunun herkesten sakladığı bazı sırları var. Delilah da bunlardan birisi.

Hatta zaman zaman Jon'un birkaç yıldır asistanlığını yapan Ashley'i de görüyoruz ki o da söylediğinden daha fazlasını bilenlerden.

A Million Little Thigs‘e girişte de biraz bahsettiğim gibi fragman üzerinden bariz şekilde This is Us’ı andırmasından kaynaklanan bir merak sonucu başladım. Genel olarak beğenmiş durumdayım. Hatta başlarda ucuza kaçan bir versiyonu izlediğimiz kanısındaydım. Onun kadar komedi içermediğinden daha az sıcak, draması daha bol bir dizi var elimizde.

Dizideki hikaye anlatılırken ağırlıkta olmasa bile geçmişe gidiliyor. Jon'u da bu sahnelerin bir kısmında görmeye devam ediyoruz zaten. Bahsettiğim sırların bir kısmı izleyiciye bu sahneler üzerinden sunuluyor. Karakterlerin hikayesinin aşağı yukarı eşit bir dağılımı var. Ama benim için Eddie, Gary ve Maggie kendi hikayeleri gereği daha öne çıkanlar oldular. İntiharın perde arkasını merak ettirebildiklerini, dramayı da dozunda tuttuklarını düşünüyorum. Bir This is Us olmasa da kendisini bir şekilde izleten ve izledikçe alıştıran bir yapım çıkarmışlar otaya.

A Million Little Things böyle bir dizi işte. İzlemediyseniz öncelikle (ve kesinlikle) This is Us'ı deneyin derim ama konuyu sevdiyseniz bu diziye de bir şans verebilirsiniz.

Not: Ülkemizde Digiturk bünyesindeki beIN Series Drama kanalında yayınlanıyor.


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER