Eurovision 2018 Günlüğü: Lizbon çok güzel, gelsene!

Eurovision 2018 Günlüğü: Lizbon çok güzel, gelsene!
Geçtiğimiz 3 senedir olduğu gibi bu sene de Eurovision’ı gidip yerinde izledim ve tecrübelerimi birinci ağızdan sizlerle paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki yaz aylarında Euro’nun bu haliyle Lizbon’u ziyaret edecek cengaverler varsa, onlara da çeşitli önerilerde bulunacağım.

6 Mayıs Pazar: Lizbon’a kırmızı halı geçidinin, daha doğrusu bu senenin denizcilik konsepti sebebiyle “mavi halı” geçidinin düzenlendiği gün gittim. Mavi halı geçidi Eurovision’ın resmi açılış seremonisinden önce düzenleniyor ve tüm sanatçılar ülke isimlerine göre alfabetik sırayla halıdan yürüyorlar. Geçit Lizbon’un meşhur MAAT müzesinin ve mükemmel bir köprü manzarasının önünde, Tagus nehri kıyısında yapıldı. Bir sanatçının soruları yanıtlarken minimum 1-2 saatte yürüyebileceği bir uzunlukta ve kalabalıktaydı. Mavi halıda en çok ilgiyi, Yunan ve Güney Kıbrıs halklarının yarışmaya olan tutkusundan ötürü Yianna Terzi ve Eleni Foureira, yarışmanın uzun süredir favorisi olan İsrailli Netta, Estonya’nın opera şarkıcısı Elina Nechayeva, Avrupa çapında belli bir şöhret sahibi olan, Finlandiya’dan Saara Aalto ve geçmiş şampiyon Alexander Rybak gördü diyebilirim. Özellikle Nechayeva’dan adım başı opera söylemesinin istenmesi, sesinin tüm diğer sanatçıların röportajlarına da ister istemez girmesi komikti.

“Saara Aalto ile Mavi Halıda”

Euro Club ve Euro Cafe Karmaşası: Her sene ev sahibi şehirde katılımcıların, delegasyonların ve basının eğlenmesi için Euro Club adlı bir gece kulübü oluşturulur ve burada Eurovision fan kulüpleri birliği OGAE kökenli DJ’ler çalar. Bu gece kulübüne hayranlara da özel giriş izni verilir, dolayısıyla içeride gerçekten eğlenen bir kitle olur. Lizbon bu sene bu organizasyonu beceremedi. Limitli akreditasyona erişemeyen hayranlar Euro Club dışında kalınca OGAE, Euro Cafe adında yeni bir yer organize etti. Hayranlar daha ufak bu kulüpte gönüllerince eğlenseler de, yarışmayla alakalı herkesin büyük partilerde buluşabileceği bir gece mekanının eksikliği çok hissedildi. Euro Club ise haftanın büyük kısmında keyifsiz ve boş kaldı.

Perde Arkası Organizasyonu: Elbette basın ve delegasyonlar için kamera önü kadar sahne arkası organizasyonu da önemli. Maalesef Lizbon bu konuda da çok iyi bir iş çıkarmadı. Arenanın yanındaki akredite basın ve hayran alanları yetersiz ve ufaktı. Güvenlik düzeyinin bir günü bir gününe tutmadı. Geçtiğimiz sene Ukrayna’dan endişe duyarken, Kiev hazırlıkları Lizbon’un yanında çok daha iyi düşünülmüş ve hevesli kaldı. Şehrin süslenmesinde bile bir “tutku” hissedemedik. Merkezde, halkın eğlenmesi için hazırlanan Eurovision Village alanında, geceleri Justin Bieber ve Destiny’s Child çalıyordu.

“Eurovision Village”

7 Mayıs Pazartesi: Kötülerden giriş yaptık ama şehrin kendi güzelliği elbette yadsınamaz. Lizbon hem ucuz hem de görülecek yerleri bol bir memleket. Pazartesi günü Bairro Alto, Baixa Chiado, Praça do Comércio gibi şehrin içindeki ilgi çekici bölgelerde gezindik. Merdiven ve yokuş inip çıkmaktan nefesimiz kesilince biraz deniz havasıyla soluklandık (gerçekten inanılmaz yokuşlar ve çok uzun merdivenler var). Şehir merkezinde insanlar YouTube’daki Eurovision videolarımı izleyip beğendiklerini söyleyerek beni ihya ettiler! Çok geç olmadan ertesi günkü yarı finalin ilk kostümlü provasını izlemeye gittim. Eurovision’ın gelmiş geçmiş en zorlu yarı finali olan 1. yarı finalde, ister istemez elenecek birçok favoriyi provalarda izlemiş oldum. Akşam yapılan jüri finalini ise Wiwibloggs ve Escunited gibi yarışma fanlarının seveceği portallardaki canlı yayınlardan takip ettim.

8 Mayıs Salı: Kişisel favorim Finlandiya’nın finale çıkamayacağı korkusuyla Salı günü biraz gergin geçti! Gün içinde São Jorge Kalesi’ne gidip bol bol fotoğraf çektik, oradan inerken Alfama’nın otantik sokaklarını gezerek, Portekiz’in meşhur fayanslarıyla kaplanmış binalarını gördük. Ülkenin meşhur tatlısı (bizim Laz böreğine benzer) “pastel de nata” yiyip, dilek dilenen bir yerde ağzımızı tatlandırdık. Dilek olaraksa anın heyecanıyla Finlandiya’nın finale çıkmasını diledim. Dönüş yolunda Macaristan’ın 2016 temsilcisi Freddie’ye rastlayıp kısa bir sohbet ettik. Biraz dinlendikten sonra şovu canlı izlemek için arenaya doğru yola çıktık.

Yazı devam ediyor..
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER