Hülya Şen, Gönül Dağı dizisinin kadrosuna katıldı!

Hülya Şen, Gönül Dağı dizisinin kadrosuna katıldı!
6 Senedir TRT 1 ekranlarında izlenme rekorları kıran Gönül Dağı’na usta bir sanatçı daha katıldı: Hülya Şen
 
Şen, 209. Bölümde katıldığı dizide ‘Nurten’ karakterini canlandıracak. Uzun yıllar önce küçük kızını ve eşini terkederek büyük şehre giden ve bir daha da kendisinden haber alınamayan Nurten Gedelli’ye geliyor. Annesinin yıllar önce öldüğünü bilen Esra ve kendisini terkeden  ancak uzun aramalara rağmen onun izini bulamayan Tekin, bu beklenmeyen misafiri nasıl karşılayacaklar, neler yaşanacak Gönül Dağı’nın 14 Mart Cumartesi akşamı yayınlanacak 209. Bölümü’nde izleyeceğiz.
 
Nurten karakteriyle Gönül Dağı ailesine katılan Hülya Şen’le yeni dizisi ve canlandıracağı karakterle ilgili sohbet ettik.


 
-TRT 1 ekranlarında her Cumartesi büyük ilgiyle izlenen Gönül Dağı ailesine, 6. Sezon’da katıldınız. Seyirciler sizi 209. Bölüm’de ‘Nurten’ karakteriyle izleyecekler. Size bu rol için teklif geldiğinde neler hissettiniz?
 
-Hem çok mutlu oldum hem de korktum açıkçası. 6 sezondur çıtayı hiç düşürmeden her hafta daha da katlanarak artan bir başarının parçası olmak, aileye dahil olmak. Bu aile içinde kendi karakterinle yeni bir yolculuğa çıkarken seyircinin seni nasıl kucaklayacağını merak ediyorsun bir yandan. O çıtaya yeni bir katman eklemek çok büyük bir sorumluluk aynı zamanda…
 
-Nurten, Tekin’in yıllar önce daha kızı Esra küçük bir bebekken terkedip gittiği karısı. Hayallerine kavuşmak için kızını ve eşini terkederek büyük şehre yerleşen Nurten yuvasına kavuşabilecek mi? Tekin ve Esra onu affedebilecek mi?
 
-Evet bir takım hayalleri,  hedefleri, çatıştığı noktalar varmış Nurten’in… Kendi kaderinin başkaları tarafından yazılması onu korkutmuş. Kendisinin de genç kızlığa yeni adım attığı yıllarmış sonuçta. Duygusal olarak neler yaşadığını bilemiyoruz. Ama hiçbir kadın çocuğunu bırakıp gitmek istemez. Nasıl bir psikoloji içindeydi? Mutlaka haklı sebepleri vardı ve senelerdir çektiği üzüntü, vicdan azabı gittiği yerde de rahat bırakmadı büyük ihtimalle Nurten'i ... Duyduğu özlemle bir şeyleri onarmak adına tekrar geldi ama bakalım evladı ve eşi onu affedebilecek mi; bunu ben de merak ediyorum ve affetmelerini istiyorum elbet… Kızında, eşinde yarattığı kızgınlıkları, kırgınlıkları temize çekebilecek mi? Her şeyden önce Nurten kızının kalbinde açtığı yaraları gördüğünde kendini affedebilecek mi? Hepsi için zorlu bir süreç yaşanacak belli ki…
 
-Gönül Dağı, özellikle aynı tip, klişe senaryoların ekranlarda yer aldığı bir dönemde ailelerin büyük bir ilgiyle tutkunu olduğu bir dizi. Siz daha önce izliyor muydunuz? Bu dizide daha önce rol aldığınız arkadaşlarınız var mı? Her karakterin dünyasına mercek tutan, etkileyici senaryosuyla Anadolu bozkırındaki sıcak ve samimi hikayeyi anlatan dizinin başarısının nedenleri sizce nelerdir?
 
-Bu diziye girdiğim basında yer alınca Anadolu'nun her bir köşesindeki Ardahan'dan İngiltere'ye kadar diyeyim size bütün dostlarımdan, dizideki bütün karakterlerle ilgili en ince ayrıntısına kadar detaylar geldi gülümseyerek, gülerek anlatılan. Klişelerden bıkmışlık deyin, herkesin kendine ait bir şey bulması deyin, ortada eli öpülecek büyük bir başarı var. Bu yüzden bütün Gönül Dağı ailemi kutluyorum. Bana gelince mesleğimiz gereği dizilerin izlendiği saatlerde genelde sette dizi çekiyor oluyoruz ve çok dizi izleme vaktimiz olmuyor ama Gönül Dağı’na ne zaman denk gelsem, beni hep şifalandırdığını düşündüm. Kaldım, geçemedim durdum, dinledim. Gönül Dağı'nın insanı mutlu eden, şifa veren bir yanı var. Çocukluğumun izleri. Terzi bir baba ile tütün işçisi bir annenin evladı olmanın izleri. İzmir'in Urla Altındağ gibi küçük bir semtinde büyümenin izleri. Çocukluğumun mutlu günleri gibi o günleri duyumsatıyor; sadelikle, durulukla, dinginlikle….
Bütün silah patlayan dizilerin aksine ters tokat gibi yumuşacık naif. Büyüklerimizin bizim zamanımızda diziler böyle miydi demelerine örnek tek başına dimdik ayakta…
 
“KİMSE ÖTEKİLEŞTİRİLMİYOR… YAFTALANMIYOR…”
 
Hepimizin unuttuğu değerlere dört elle sarılan bir dizi… Nineler, dedeler, anneanneler, büyüklerimizin bize verdiği nasihatler, hayat dersleri… Cinsiyet ayrımı yok. İnsanlar yaptığı mesleğe göre değerlendirilmiyor. Kimse ötekileştirilmiyor, yaftalanmıyor. İnsanız ve başımıza her şey gelebilir. Büyük bir dayanışma var. Zengin fakir ayrımının olmadığı herkesin her şeye dört elle sarıldığı, eksiklerin tamamlandığı; büyüklerini huzur evine yollayarak iyilik yaptığını zanneden yeni dünya insanının aksine. Büyüklerinin kendi topraklarında ekip biçerek sevgi ile sarmalanarak yaşlanmasını sağlayan atalara dört elle sarılan…  AVM yok mesela esnaf var, bakkal var. Gençlerin ailelerin buluşmak için kahvenin ağaç dibinin, çarşının pazarın adres verildiği, akıllı telefonumuz olmadığı halde herkesin herkesi bulabileceği yıllara ait kavuşmalar.
 
“BU DİZİDE MAFYA YOK, PATLAYAN SİLAHLAR YOK…”
 
Bozkırın kuru soğuk havasını yeşertmeye çalışıyorlar. Oraya kötü biri bile gelse ötekileştirmiyorlar sevgiyle, iyilikle kötünün altındaki yarayı bulup, bu yarayı iyileştirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden bu dizide mafya yok patlayan silahlar yok.
İnsan psikolojisine ait bütün duyguların bir felsefesi var ve bunu karakterler üzerinden görüyorsunuz. Onun neden güneş topladığını, bir diğerinin neden ölülerin eşyalarını toplayıp dağıttığını, o insan içindeki yarayı, altında yatan felsefeyi anladığınızda, yüreğiniz cız ediyor. İşte o noktada şifalanıyor seyirci… Terapi gibi… Bir insanı kırdığınızda Gönül Dağı’nızdan küçük bir parçanın kopması ...Bundan daha büyük, güzel bir anlatım olabilir mi?
 
Son olarak dizinin müzikleri ve Yunus Emre gibi büyük ozanlar ve üstadlardan deyişlere yer verilmesinin de çok değerli olduğunu eklemek isterim… Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.”
 
Gönül Dağı’nın 14 Mart 2026 Cumartesi akşamı saat 20.00’de yayınlanacak.



BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER