Tango iki kişiyle yapılır

Bölüm hashtag’i #AşkınDansı olunca aklıma tango geldi. Tango bu bölüme cuk oturan bir dans. Çünkü hem aşkı anlatan hem mücadeleyi anlatan bir dans. Tangoda bir kişinin diğerine boyun eğmesi gerekir. Başka bir deyişle biri yönetir biri ona ayak uydurur. Bu bölümde de Tayyar yönlendirdi. Ömer, Elif, Nilüfer, Metin ve Hüseyin ona ayak uydurdu. 

Ama boşuna dememişler tango iki kişi ile yapılır diye. Elif ve Ömer de boş durmadı. Tayyar’ın her adımına karşı bir adımla cevap verdiler. Bu ayak oyunlarını izlemek zevkli ama Denizer kızları daha kaç defa kaçırılacak? Nilüfer’in gözyaşları için İstanbul’da mendiller tükendi. Karnındaki bebek adrenalinden Hulk gibi doğarsa şaşırmayacağım.

 Bir daha kaçırılmaya hazırım. Next?

Bu dizide iyi olmak demek birazcık da ölü olmak demek. Ya öldüğünde ya da ölüme ramak kala işleri çözebiliyorlar. Bu bölümde İpek, Nilüfer ve Elif’in başına gelenler gibi mesela. 4583.kez kaçırıldıktan, 4879. kez tehdit edildikten, 2568. kez kurşunlandıktan sonra ayağa kalkıp kötüleri açığa çıkarıyorlar.

Elif’in polis akademisine gitmesine gerek yok. Yaşadıkları artık onu Colombo kadar zehir bir hafiye yaptı. Artık burnunun dikine gitmiyor. İpuçları da bırakıyor. Keşke bu ipuçlarını yasal yolla elde edebilselerdi. Mahkemede bir işe yaramıyor. Nilüfer ise her kaçırılmada kalan aklını da kaybediyor. Allah’tan her şeyden haberi olan bir Pelin komiserimiz var. Bulmaca evlerini şıp diye anlayabildi.

 Ağlarsam sesi mi duyar mısınız?

Tüm bunlar içinde bir Metin bir Hüseyin akıllanmıyor. Sanırım gökten vahiy inmesini bekliyorlar. Hala dillerinde bir kilit var. Hapishaneden bile kendi bildikleri yöntemlerle işleri halletmeye çalışıyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Bu dizide atmosfer de evren de Tayyar ile dolu.

 Işıl Yücesoy'u özleyeceğiz!

Tayyar’ın sınırları dışında kalmak için görünmez olmak ya da geri dönüşümdeki çöp olmak lazım. Gölgen bile olmayacak ki Tayyar seni unutsun. İpek gibi mesela. Ama o da Tayyar’ın ruh ikizi Nedret Hala’ya çok sokuldu. Pek tabii Tayyar’ın dişi hali olan Nedret Hala’nın gözünden kaçmadı yaptıkları.

Dizinin aşk kısmını Elif ile Ömer sırtlanmış durumda. İftarda ben de beşamel soslu fırında makarna yapmıştım ama yanında ne Ömer vardı ne Arda. İşte açken (aşka ya da romantizme) televizyon seyretmemek lazım. Levocan da yok Ömer’im saklama sen Elif’in duru güzelliğini. Görsünler ki senin ne şanslı bir adam olduğunu anlasınlar. O eller nasıl kenetlendi onu kimse bilmez. O da sizin geçmişinizde, aşkınızın gücünde saklı kalsın.

Arda ile Pelin en son yüzük takmışlardı. Sanırım aşk da romantizm de yüzükten sonra son buldu. Nilüfer ve Metin desen? Bu saatten sonra toparlanmaları zor. Demet ve Mert ise en talihsiz çiftlerimizden. Birinin babası vampir ölmüyor. Birinin babası zombi ölüp ölüp yeniden diriliyor. Aynı anda kaç mahşeri birden yaşayabilir ki gençlerin aşkı?

Fatma Hanım’ın hikâyesini sonlandırmış olmamız ise bu bölüm en mutlu olduğum sahnelerden. Elvan Anne o bavulu kapının önüne koyduğunda, o bavulu ellerimle hazırlamışım gibi hissettim. Elvan Anne’nin kalbi daha önce bir kez teklemişti ama oğullarının ve gelinlerinin başına gelenlere iyi dayanıyor. Finale doğru tık diye gitmesinden korkuyorum.

Finale yaklaşırken Azrail dizimize yine uğruyor. Varsın uğrasın ama diziden kötüleri unutulmaz bir sonla alsın götürsün. Kimsenin bilmediği bir yerde iyilik için mücadele edenler ölmesin. Onların canlarına dokunmasın. İpek ölmemiştir diye düşünüyorum. Ve yine Ömer erken sevindi, heveslendi. Ne zaman 'tamam ben bu işi çözdüm' havasına girse, balon gibi patlıyor. Ölümden her defasında kaçabilen Tayyar bence Ömer'den yine kaçabilecek. 

Geri sayıma başladık. Son üç bölüm. Peki sizin dizi için düşündüğünüz final nasıl? Yorumlara bırakın, gelin tartışalım!

 

 

 

 

 

 





BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER