Fi'nin oyuncuları Drama Quarterly'ye konuk oldular

Fi'nin oyuncuları Drama Quarterly'ye konuk oldular
Fi dizisinin oyuncuları Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur ve Berrak Tüzünataç Drama Quarterly'ye konuk oldular ve dizi hakkında konuştular. Büyük ilgi gören ve Azra Kohen'ın roman serisinden uyarlanan dizide yer alan oyuncular, rollerine hazırlanırken kitapları nasıl kullandıklarından ve Puhu TV'nin ilk orijinal dizisinde yer almış olmaktan da bahsettiler.

Serenay Sarıkaya: Kitapları neredeyse bir yıl önce okumuştum ve çok da sevdim. Dizinin yapım şirketi bu projeyi teklif ettiğinde bir parçası olmak heyecan verici oldu.

Duru, tutkulu ve çok güçlü. Ayrıca bu hikaye üç kitaplık çok satan bir seriye dayanıyor. Bu nedenle karakteri başından sonuna anlayabilmek konusunda şanslıydım. Bu da bir oyuncu için nimet. Kariyerimin bu noktasında bu tarzda özel bir karakter oynamak benim için çok önemli. Çünkü bu tarz bir karakteri TV'de pek görmüyoruz, özellikle de Türkiye'de. O yüzden benim için büyük bir meydan okuma oldu ve bu proje için çok heyecanlıyım.

Berrak Tüzünataç: Bütün oyuncular, hepimiz ilk olarak kitapları okuduk. Senaryo olmaksızın cezbedilmiş ve hırslı bir haldeydik. Kariyerimizde ilk kez senaryoyu okumadan evet demiş olduk. Oynayacağın karakterin hikayesini bir romanda okumak bir oyuncu için cezbedici.

Mehmet Günsur: Bütün kitapları okumak bütün vizyonu ve karakterlerin katmanlarını görmek için sahip olduğumuz büyük bir şans. Ayrıca hikayenin gücüne inanıyoruz, çünkü karakter bazlı bir hikaye. Her karakterin farklı bir gelişimi var. Elbette kitapta senaryodan fazlasını görüyorsunuz. Karakterlerle ilgili pek çok fikriniz oluyor. Tüm bu şeyleri bilmek ve projede çekimlere başlamak bizim için tatmin ediciydi.

Bir kitabı senaryoya uyarlamak daha baştan zor olan bir durum. O nedenle bence her senarist için büyük bir meydan okuma. Ama aynı zamanda bahsettiğim katmanları bilmek de bir güç. Bu da ne istediğinize karar vermenizi ve odaklanmanızı sağlıyor. Çünkü dizilerin süresinden dolayı anlatmak istediğinizi anlatmak için az bir zamanınız var. İyi kararlar vermelisiniz. Senaristler, oyuncular ve izleyecekler izleyiciler de. Bu da insanları orada ne olduğuna odaklanmaya itiyor.

Berrak Tüzünataç: İnsanların okuduğu ve yakınlık kurduğu karakterlerin yerine geçtiğimizi biliyorduk. Her karakterin korumak ve oyuncu olarak ortaya koymak istediğimiz belli temel özellikleri bulunuyor. Çünkü kitapta yer alan karakterlerin hepsi bazı duyguları ve psikolojik durumları temsil ediyorlar. Ayrıca bizim için de bireysellik var. Birisi benim karakterime farklı tepki verebilir. Ben karakterin özünü bozmadan kendi bakış açımı ve algımı da eklemeliyim. Bunun meydan okuyucu, lütuf ve kreatif anlamda tatmin edici olduğunu söyleyebiliriz.

Bence hepimiz ülkemiz için keşfedilmemiş bir alanı keşfetmenin riskinden dolayı heyecanlıydık. Bu riski alan ilk kişilerden biriyiz. Bir dijital platform için ilk orijinal ve ücretsiz içerik. Riskin çoğunu alanlar da yapımcılar oldular. Diziyi bağımsız bir film yapar gibi finanse ettiler. Proje için fazla destekleri yoktu. Bildiğimiz kadarıyla yayına girişinden sonra 50 saat içinde 3.5 milyon izleyici tarafından izlendi. Yapımcıların rakamlardan mutlu olduğunu düşünüyorum. Bu, bizi ve herkesi de daha fazla online yapım için cesaretlendiriyor.

Doğru projeyi yaptığınızda insanlara, özellikle de Türk izleyicisine izlemeleri için bir sebep vermelisiniz. Sonra doğru içeriği bulmalısınız. Televizyonda efor harcamadan sadece önünüzdeler ve bedava. Bu da bedava ama internette, ayrı bir efor. Bence şimdiye kadar başarılı başarılı olmasının nedeni televizyondan alabileceklerinden farklı olması.

Mehmet Günsur: Dijital platform bize karakterlerin bütün vizyonunu, katmanlarını ve karanlık taraflarını anlatmak için özgürlük veriyor ki bu da çok önemli bir şey. Bizim için lütuf açıkçası.

Röportajı izlemek için tıklayınız.

Kaynak: Drama Quarterly
Çeviri: Aytaç Kara


BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER