Hayatımın Aşkı: Olmadı ama olacak çünkü istiyoruz!

Hayatımın Aşkı: Olmadı ama olacak çünkü istiyoruz!
Aşkım Baksana Bana
Zeynep Gönenli


Hayatımın Aşkı dizisi ile ilgili birkaç cümle kurmadan önce belirtmek isterim ki bu diziye nötr bir izleyici olarak değil, artı yedi yüzden başladım çünkü Berk Hakman. Kendisini Hatırla Sevgili’de Leaving on a Jet Plane çalarken Defne’ye bir not bırakıp gittiği günden beri canımdır, canımın içidir. Yaşını başını almış bir kimse olmam itibariyle böyle cümleler kurmaktan gurur duymuyorum ama öyle çok bayıldığım bir kimse, otursun saatlerce dağların denize paralel uzanmasının sonuçlarını anlatsın, hiç sıkılmam dinlerim.

Üstüne bir de uzun zaman şakalı komiklikli, neşeli gülmeli eğlenmeli bir diziye takılmamış olmamın sevinciyle geçtim Hayatımın Aşkı’nın başına. Bir romantik komedide olması gereken ne varsa hepsi var Hayatımın Aşkı’nda. Hatta biraz fazlası var, hiçbiri eksik kalmasın derken ilk bölüm için hafif yorucu geldiğini söyleyebilirim. Bir klasik olarak sakar sarsak ve dilinin kemiği olmayan güzel Gökçe (Hande Doğandemir biraz mimik azaltma ile çok daha gerçekçi olabilir bence, yine de izledikçe Gökçe olduğun inandım), onun popüler kültüre kapılmış ve tabii ki hayattaki en büyük gayesi Gökçe’yi evlendirmek olan en iyi arkadaşı, işyerinde ona zulmeden Eylem Hanım, elbette onun çok hayran olduğu patron Demir Bey (Serkan Çayoğlu’nun bu role epey gittiğini söylemem gerekir), evlenmeyi reddetmiş çılgın teyze (tamam bu rolde de Yonca Evcimik güzel olmuş diyelim, ama o Çılgın Bediş heyolarına gerek var mıydı? Buna emin değilim ) ve elbette dünyalar tatlısı Kaan (bunu tekrar anlatmama gerek yok bence). Esas kızımız Gökçe’yi, dev platonik aşkı Demir’le olan ilişkisi sırasında destekleyecek bu ilişkiler açık sözlü barmen bana He’s Just Not That Into You’daki barmeni hatırlattı.

Konusu gereği çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde bol bol Kocan Kadar Konuş ve Pucca sosluydu aynı zamanda tüm dizi. Dizinin ilk (ve sonra izleyince gördüm ki tek) çok sevdiğim sürprizi, Hande Doğandemir’in canlandırığı aşkta yüzü gülmemiş Gökçe’yi ‘Sen daha iyisine layıksın’ diye terk edip giden üç adamın Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Ayhan Taş olmasıydı. Fragmanlarda görmüş olmak bile sürprizini kaçırmadı, çok güldüm.

Açıkçası dizinin sonlarına doğru bir noktada biraz sıkılmaya, Survivor’ı kim kazandı diye merak etmeye başladım, başındaki konsantrasyonumu sürdürebileceğim kadar sarmadı konu. Yine de önümüzdeki bölümlere de göz atmayı sürdürmek niyetindeyim, hem romantik komedilere her zaman şans verebileceğim hem de yazının başı ile tekrara düşeceğim ama Berk Hakman olduğu için. Dilerim herkesin emeğinin karşılığını alacağı bir dizi olur. İyi seyirler.



Yazı devam ediyor...

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER