Söz ola, kestire başı; söz ola, kese savaşı...

Söz ola, kestire başı; söz ola, kese savaşı...

Bunca hafta izledik, ben bazen bir şeyler karaladım buraya. Siz, sağ olun, okudunuz. Yorumladınız... Hepsi bu final günü içindi. Final günü geldi. Koltukta iki kişi oturuyordu: Merve ve Turabi. 


Kuzuların sessizliği

Turabi sembol oyununu kazanıp haftalar öncesinden Kıbrıs'ı garantiledi, daha sonra yine rakiplerini eledi ve o iki koltuktan birine oturmaya hak kazandı. Buradan baktığınızda fiziksel ve istatistik olarak şampiyonluğu yüzde yüz hak eden bir Turabi var. Bakın içsel yaşantısından ve söylediği sözlerden bahsetmedim. Öte yandan bir Merve var; mücadeleci ruhuyla kendini finale kadar taşıyan... Ben de dahil olmak üzere, çoğu insan şöyle düşünüyordu: "On yılın şampiyonu muhabbeti var, eminim bir kadın şampiyon olacak." Neyse, program başladı ve ben de tıpkı dizi yorumlayan yazar arkadaşlarım gibi bu son günü yorumlamak istedim.

Öncelikle, bunca zaman içimde sakladığım ve artık çıkarmak istediğim bir gerçek var: Bu finalde Hilmicem'in olmasını istiyordum. Survivor’da birinci olabilmek için ne gereklidir: Tip? Karakter? Performans? Bir veya birkaçı eksik olsa şampiyon olunur ama üçünün tek bedende birleştiği isim Hilmicem’di. Acun Ilıcalı da bahsetti hatta: “Biz Hilmicem’in yanında kim olur diye düşünüyorduk.” Hilmicem, Survivor 10 yılın birincisi Hilmicem İntepe olmayı değil, Turabi’nin arkadaşı Hilmicem olmayı tercih etti. “Pişman değilim.”dedi. Saygı duyuyoruz, ne diyelim.

Survivorlarda izlemeyi en sevdiğim şey, final günü yayınlanan kamera arkası görüntüler ve montajlar. Acun Ilıcalı o görüntüleri yayınladıkça herkes “Beni de al Acun Medya’ya!” diye iç geçirmiştir. Valla, ben de can attım. Düşünsenize, mesela Kanal D’nin çalışanları her gün tıraş olmak zorunda, gömlek-kumaş pantolon giymek zorunda ama Acun Ilıcalı’nın ekibi parmak arası terlik, bermuda şort, saç sakal eğlene eğlene çalışıyorlar.


Formula 1 Dominik Grand Prix

“Patates” mevzusu yarışma esnasında can sıkıcı olsa da programda tatlıya bağlandı. Gerçekten de açlık etkiliyor insanları… Bir de gelenek olarak ekipçe oynadığı maçların gollerini gösterdi. Ben evde “Bir numara kesin Acun bak, göreceksiniz.” dedim. Gerçekten de oydu ama şimdi hakkını yemeyelim ef-sa-ne bir goldü. Tebrikler Acun Bey.

Merve ve Turabi’nin duyguları en az elli kere soruldu program boyunca. Hepimiz ezberledik mi? Merve ağabeyi Ahmet Dursun’u kaybetti, Almeda’sını kaybetti. İnsanlara tatlı görünmek için değişmedi ve itici oldu, o an ne gerekiyorsa onu yaşadı… Yine de dedik ki “Hasan’ı eledi, Hilmicem’i eledi. Kesin Merve kazanacak.” Bana kalırsa Merve kazanıyordu da zaten.

Peki, neden bu başlığı seçtim? Yarışma boyunca elli tane Mevlana, Yunus Emre şiiri dinlemişizdir. Bi’ tane de neden ben yazmayayım? Tabii ki başlığı yazmamdaki tek amaç bu değil. Acun Ilıcalı ailelere söz verdiğinde bitti Merve Aydın’ın şampiyon olma ihtimali. Çünkü ortada Survivor ile alakası olmayan konuşmalar yapan hırslı, milliyetçi ve kinlenmiş bir baba vardı. Vatan, millet, bayrak ajitasyonu artık tutmuyor bizim ülkemizde. “Kızıma kimse destek olmadı, evimi sattım onu olimpiyatlara hazırladım.” gibi laflar Merve’yi orada utandırdı. Duygu sömürüleri bitmek bilmedi. Bir de TIME’a kapak olma mevzusu var tabii… Babası coşkuyla bunları söylerken kendisini milyonlarca insanın izlediğinden habersiz, “TIME’a üç kişi kapak oldu, Mustafa Kemal Atatürk, Turgut Özal ve Merve Aydın.” Tabii ki “Bunlar bunlar da kapak oldu.” diye açıklama yapmayacağım, zaten Acun Ilıcalı olayın saptırıldığını anladı ve gereken cevabı verdi. Olayın seyri bir anda değişti. “Merve’yi desteklediğim halde babası yüzünden Turabi’ye oy atacağım.” tweetleri okudum çokça.

Üzülerek söylüyorum, bu gece Merve Aydın kaybettiyse, sebebi babasıdır. Turabi’nin babası bunun üzerine aynı Turabi gibi “Acun abi…” diye başlayıp lafını minimum seviyede tutunca sanki dünyanın en tatlı ailesi Turabi’ninmiş gibi geldi hepimize. Bir de babasına “Siz nasıl Turabi gibi bir evlat yetiştirdiniz?” diye sormuşlar, onu övgü dolu sözlerle yanıtladı. Kıyamadım, babadır. “Soruyu yanlış anlamışsın abiciğim.” diyeceğim ama işte, diyemiyorum. 3 Temmuz, Turabi’nin doğum günüymüş. Kutlu olsun. “Harçlığımdan kısıp sana oy attım.” diyenler varmış, atmasınlar’mış. Turabi geçen sene 500000 Türk Lirası’nı kazanan insan, şu an tahmin ediyorum ki Survivor’ı o saniye izleyen insanların %99’undan daha zengin. Neden hâlâ “Doğum günümü kutlamadım, görmedik.” gibi şeyler söyleyip insanların algısıyla oynuyor? Öyle ya da böyle… Kazandı. Bunca zaman izledim. Sonunda da “Sanki bana kazandı!” dedim. Ne sevindim, ne üzüldüm. Aldığı ödül, kendisine hayırlı olsun. 

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER