Sadakatsiz: Ölmedi belki ama çok yara aldı Asya

Sadakatsiz: Ölmedi belki ama çok yara aldı Asya
Asya'nın uğradığı ihaneti belgeleriyle kanıtlamasıyla birlikte Volkan'ın doğum günü partisinde bitirmiştik, geçen hafta bölümü. Resimlerde ispatlanmış bir ihaneti görmekle gözlerinle bire bir ihanete şahit olmak çok farklı duygular hissettirse gerek insana. Asya, henüz gördüklerini hazmedemezken, sevgisini katarak hazırladığı doğum günü partisinde, kocasının ihanetine gözleriyle şahit oldu. Basit bir ihanet hikayesi değildi Asya’nın içinde bulunduğu bu durum. Organize bir şekilde planlanıp ilmek ilmek, bütün sevdiklerince yapılmış bir sadakatsizlik öyküsüydü. En sevdikleri tarafından darbe almış, en sevdikleri tarafından kandırılmıştı, Asya; kim bilir ne kadar zaman...


 
Yıllarını ve yollarını sevdiği adam için değiştirmiş bir kadındı, Asya. Kimsesizliğini onunla doldurmuş, kaybettiği herkesi, her şeyi onunla yeniden bulduğunu sanmıştı. Herkesin gıpta edeceği mutlu bir ailesi, çok değer verdiği dostları ve kardeş yerine koydukları vardı, artık. Doğru bildiklerinin aslında bir yalandan ibaret olduğunu öğrenene kadar. Ölmedi belki ama yaralandı, Asya; hayat dediğinden, kardeş dediğinden, dost dediğinden. Bir kere değil, birçok kere yara aldı ama tek seferde... Çelme yakından gelince; insan düştüğüne yanamıyor maalesef, düşürene yandığı kadar. En değerlisinin sadakatsizliği ve yıllardır dost dediklerinin ihaneti birbirine karışınca daha ne kadar hayal kırıklığına uğrayabilirdi ki bir insan.  
 
Asya, işinde uzman ve yoğun çalışan bir doktor olsa da evinde iyi bir eş ve her şeyden önce örnek bir anne. Bunun gerçekliğini ilk bölümde Mert de dile getirmişti. Yoğun çalışsa bile, evinde bir tencere dolma pişebiliyordu. Sabah erkenden işe gitse de ailesinin kahvaltısını kendisi hazırlıyordu. Ne kadar yoğun olursa olsun, oğlunu okuldan kendi alıyordu. Çünkü "ANNE" olmak bunu gerektirirdi. Söz konusu şiddet olduğunda -ki bunu sadece fiziksel şiddet olarak düşünmeyelim, ihanet sadece kadına değil insana yapılan, bir çeşit psikolojik şiddettir- kadınlar hep çocuklarıyla sınanır ve onlar için birçok şeye katlanmak zorunda hissederler kendini. Asya, bir hışımla geldiği evinde Volkan'a ait ne varsa valizlere toplayıp, bütün hırsıyla onu evden göndermeye niyetliydi. Düşünmek için bir sebebi ya da vakti yoktu. O anda önemli olan, önünü ardını düşünmeden Volkan'ın evden gitmesiydi. Ancak işin içine evlat girince bir durup düşünüyor anne ve yine en çaresiz en fedakâr yine kendi olmak zorunda kalıyor. Oğlunun haftalardır beklediğim baba/oğul futbol turnuvasına üzülmeden gidebilmesi için sessiz kalmayı tercih ediyor, Asya. "Gerek var mıydı?" sorularına bir anne olarak ben cevap vereyim: Evet, vardı. Çünkü bu dünyada hiçbir şey, bir çocuğun gülümsemesinden önemli değildir. Ve hiçbir anne, babanın kişisel sorunu, çocuğun hayatını ve planlarını etkilememelidir.  
 
Volkan ve Ali'nin evden biraz uzaklaşması, Asya'nın yalnız kalıp bütün bu olup bitenleri düşünüp, tartması için iyi bir fırsattı. Derya'nın söylediklerini de ekleyince üstüne, Volkan'ın dürüst olma ihtimaline karşın ona bir şans daha vermeyi tercih etti, Asya. Ekran başında birçok kişinin Asya'ya kızdığından hiç şüphem yok. Ben kızmadım Asya'ya, aksine hak verdim, kendimce. Sevgi insanın içinden o kadar kolay söküp atılacak bir duygu değildir. On yıla aşkın bir birliktelik, alışkanlık ve ortada mutlu bir gelecek vermek zorunda olduğun bir çocuğun var. Ayrıca Volkan, Asya için sadece bir eş değildi. Bir yol arkadaşı, bir anne, bir baba, bir kardeş...  Kısacası Volkan, Asya için oluna bilinecek her şeydi.  Birkaç aylık zaafsa şayet yaşadığı, çocuğu ve hala içinde beslediği sevgisi için bir kez daha deneyebilirdi belki de.


 
Canını daha fazla ne yakabilir ki dediğimiz anda kocasının sevgilisine hamilelik testi yaptığına şahit olduk bu bölüm, Asya'nın. Daha fazla ne kadar sınanabilirdi bir insan? Evet, Asya Volkan'a aşık(tı) ama aşk dediğin öyle güçlü bir duygudur ki bir anda kocaman bir nefrete de dönüşebilir. Ve aşktan doğan nefretin intikamı da beni fazlasıyla ürkütür. Çünkü çok daha fazla kuvvetlidir.   
 
Asya’nın penceresinden bakınca, Nil, uğradığı onca psikolojik ve fiziksel şiddete rağmen, sadece sevdiği için bir adama katlanabiliyorsa kendisi de yıllarını verdiği evliliğine -ki üstelik bir de çocuğu var- neden şans vermesindi? Asya kafasında bunları sorgulayabilecek bir kadın bence. Nil'in tüm yaralarına rağmen, ona bu yaraları açan yaralı bir adamı iyileştirme çabası, Asya'ya bir ışık olmuş olabilir.  Aşk, Nil’e her şeyi affettirebiliyor da bakalım Asya’ya affettirebilecek mi?  Ya da affetse bile unutturabilecek mi?
 
Asya'nın, Derin'in hamileliği üzerinden yürümesi ve Volkan'a bunu bile isteye Derya'ya söyletmesinin arkasında Volkan'ın tercihini görmek isteyişi mi var yoksa başka bir şey mi, bilemiyorum. Asya otokontrolü çok iyi bir kadın. Olayları dışa doğru çok güzel sindirebiliyor ve sükunetini sağlam koruyor. Mantıklı kararlar vereceğinden de hiç şüphem yok. Ancak aklımdaki deli soru: Asya'yı çileden çıkaran Derin'i hamileliği mi olacak yoksa Derin'le birlikteliğinin üç aydan fazla olduğunu öğrenmesi mi? Ya da farklı bir alternatifle Asya, kendi içinde savaştığı duyguları biz izleyicilere dahi net belli etmeden, ihaneti öğrendiği en başından planını ilmek ilmek işlemeye mi başladı? Kazan mübarek olsun, Volkan Aslan.
 
Bakınız, yorumu Asya ve onun duygularıyla uzattıkça uzatmaya çalışıyorum çünkü konu Volkan'a gelirse Asya kadar kontrollü olamamaktan feci korkuyorum. Bir insanın ne kadar karakter yoksunu olduğunun da en büyük örneği Volkan olsa gerek. Geçmişine bakınca Asya ile hamile kaldıktan sonra evlenen bir Volkan tanıdık bu bölümde. Hatta şimdiki halinden de pek bir farkı yokmuş gibi. Volkan, bugün var olduğu her şeyi Asya'ya borçlu anlaşılan, maddi ve manevi. Hırslı ve gözü yükseklerde ancak bulunduğu konumda çöküş noktasına gelince farklı bir kapıya kapak atmış gibi görünüyor; ama Asya ve oğlu için ama sadece kendi için. Geçen bölümde Asya' ya söylediği " Her şey sizin için." cümlesi beni ikilemde bırakmıştı; Volkan'ın, Derin'i kullanıyor olmasına dair. Ancak bu bölüm Volkan'ın gözlerinde Derin'e karşı beslediği duyguların gerçek olduğunu, ona sarıldığında anladım. Eee o zaman soruyorum Volkan'a: Derin sana bir gün süre verirken senin işe giden karından öpücük istemenin anlamı ne? Ya da sana son bir şans verip itiraf isteyen karına karşı arsızca üste çıkman ne kadar zekâ işi? Bir kadın şayet bir erkeğe ihanet suçlamasıyla geliyorsa muhakkak elinde somut bir kanıtı vardır. Peki, sen neyine güvenerek inkâr ediyorsun, Volkan Arslan? İki kadını birden, ısrarla kendinde tutmak isteyişinin sebebi nedir? Derin'in bir ucu, babasının milyonları; Asya'nın bir ucu, oğlu ve var olan maddi, manevi varlığı...  Hangisini kaybetmemek için ikisini bir arada tutmaya çalışıyor ya da hangisine bir süreliğine daha muhtaç, henüz çözemedim. Muhtemelen bu konuda birkaç bölüme aydınlanırız.  


 
Volkan'ın yeniden baba olacağını öğrenmesi ile sonlandırdık bölümü. Ben de en az Asya kadar Volkan'ın kimi, nasıl tercih edeceğinin merakı içerisindeyim. Bana göre Derin'in bebeği Volkan için kaçınılmaz bir fırsat, şayet Asya'ya veda edecekse. Ama hem kebap pişsin hem şiş yanmasın derdindeyse işi zor.  
 
Yazıma nokta koymadan önce biraz oyunculuklar değinmek istiyorum. Bölüm boyunca Asya'nın ruh hali, gelgitleri ve Volkan'a karşı sergilediği sakin tutuma mest oldum diye bilirim. Asya'nın ruh halimi Cansu Dere o kadar güzel geçiriyor ki bana yaşadığı her hayal kırıklığını kalbimin üzerinde hissettim. Volkan'a değinirken yanlış cümle kurmaktan korkuyorum adeta. Sevgili Caner Cindoruk kusuruma bakmasın, o da bu denli iyi giyinmeseydi karakteri, Volkan Arslan'a bu kadar bilenmezdim yani. 
 
Genel Notlarım:
 
• Nil'e bakmaya giden Asya'nın, Nil'i erkek arkadaşından kurtarırken ki kendinden emin ve kontrollü halini ağzım kulaklarımda izledim. Şahane bir detaysın, Asya.  
• Gecen hafta Mert'e güzel yürümüştüm. Bu bölüm aslında Volkan'ın, Asya'ya ihanetini hazmedemediğini öğrendik. Ve fakat bu da benim fikrimi değiştirmedi. Mert'in Asya'ya olan zaafı, onun aldatılacak kadın olmadığına inancı sadece onun hazmedemediği.  
• Mert ve Bahar'ın, Volkan'ın ihanetine destek verdiği net bizde. Derya'nın bu olayın biraz dışında kalması, onu bize affettirmese de beni bir nebze mutlu etti. Asya'nın bu yolda bir desteğe ihtiyacı mutlaka olacaktır ki en basit örneği, Derin'in hamileliğini Volkan'a söylemesi.  
• Bütün karakterlerin içinde öyküsünü en çok merak ettiğim karakter Nil sanırım. Erkek arkadaşının ona uyguladığı onca şiddete rağmen kendisini sevdiğini savunması; onu öldüresiye dövmesine rağmen ona zarar vermeyeceğine inanması ve onu iyileştirmek için harcadığı çaba, Nil'in geçmişine dair bende merak uyandırdı. Hayatında iyileştiremediği kim vardı ki şimdi bu çabayı onca yaşadığına rağmen erkek arkadaşında harcıyor. İlerleyen bölümlerde hikayesi açılır diye umuyorum.  
       
Yine soluksuz akıp geçen muhteşem bir bölüm izledik. Reytingde de nasibimizi alınca değmesin keyfimize. Kalemine sağlık, Dilara Pamuk. Kalemine sağlık, Kemal Hamamcıoğlu. Kamera önü ve arkası emeği geçen herkesin yüreğine sağlık. Haftaya görüşmek üzere.
 
Sevgiyle kalın.
BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER