Netflix, Hulu, Amazon, Viki türevlerinden bize ne düşecek?

Netflix, Hulu, Amazon, Viki türevlerinden bize ne düşecek?
Genciz, seviyoruz, izliyoruz; Türkiye'de resmen olmasalar bile.
Bu yazıya başlamadan önce mutlaka okuyunuz



Netflix’in tüm rakipleri izleyicilerin kapısında. Netflix’in ardından, yeni nesil diğer yayıncıları da kısaca hatırlayalım:

Apple: Öde, izle sistemiyle çalışıyor. Apple TV aynı zamanda Netflix streaming’ine de uyumlu. 

Amazon: 1994’de kurulduğunda dünyanın en büyük internet alışveriş sitesiydi. Öde, izle sistemiyle film-dizi satın alınabiliyor / kiralanabiliyor. 6 farklı ülkede faaliyettedir. Amazon Studios ise, açık oylama sistemi ile pilot projeleri AmazonOriginals’da diziye dönüştürüyor. Mozart in the Jungle, Transparent, Annedroids bunlardan birkaçı. Üstelik buradan çıkan yapımlar, prestijli ödüller için de yarışıyorlar. 

Hulu: NBC Universal’a ait portal 2007’de kuruldu. ABD ve Japonya’da başlayan servis, "Reklam da izle, bir şey ödeme." sistemiyle ilerliyor.(Görüntü kalitesi uzun zaman Netflix’den daha iyiydi.) İzleyici yaş ortalaması rakiplerine göre biraz daha yüksek. Reklamsız Hulu da 8 dolar. Televizyon dizilerinin yanında, film, klipler ve birçok video da bulmak mümkün. Oyun kutuları ve konsollar dahil tüm HD ekranlı platrformlardan izlenebiliyor.

Viki: Uzak doğu dizilerini Türkçe izlemek isterseniz. Hulu ile anlaşmalı platformun 160 dil seçeneği var; çeviriler gönüllülük sistemiyle işliyor. 2010’dan bu yana dünya genelinde 20 milyon kullanıcısı var. Boys over Flowers yapımı yayınlandığı ilk 24 saat içerisinde 20 ayrı dile çevrilmişti bile. 

DramaFever: Hulu ile ortaklık yapan bir başka streaming sitesi de bu. iPad, iPhone, Android ve Roku dahil pek çok platform ve cihazdan izlenebiliyor. TV dizileri, film ve belgesel içeriklerine sahip. İngilizce ve İspanyolca altyazı içeriklerini 12 ayrı ülkeden tedarik ediyor.

Roku: İnternet platformlarından dizi-film izlemek için eğer bir akıllı televizyonunuz yoksa, bilgisayarınızı televizyonunuza bağlamaktan kurtaran bir modem, tv oynatıcı. Netflix, Hulu, Amazon vs. izlenebiliyor. Ücretsiz televizyon kanalı yayın seçenekleri de mecvut tabii. Bu yıl, Roku TV adında akıllı televizyonlarını çıkardılar. 

HBO: İçerik üretmede Netflix onlarla aynı kafada. Aynı güçlü tarzda dizileri izleyenlere sunuyorlar. Onlar da stream işlerini geliştiriyor. İçerik kralsa, asıl savaş Netflix ile HBO arasında.

Bu örnekler çoğaltılabilir…

Peki bizim 20 dakikalık bir dizi izlememizle bile muazzam paralar kazanan bu sistemler temelde nasıl işliyor? Netflix örneğinden devam edelim: İlk ay denemek bedava. Sınırsız arşivi açık. Ay sonunda hiçbir ücret ödemeden üyelikten ayrılınabilir. Aylık 8 dolarla devam edilir; 12 dolarla ise sadece bilgisayardan değil, laptop, tablet ya da telefondan da sınırsız izlenebilir. Ama biz, Türkiye’den izleyemiyoruz :)

Şirketin hizmet verdiği 60 ülke arasında Türkiye henüz yok. Oysa Netflix’in (ve diğerlerinin) Avrupa ayağındaki pek çok ülkesinden misli potansiyelimiz var. Genciz, internetten izliyoruz, seviyoruz.

“2012’de Türkiye’ye gelecek” diye yazmıştı birçok site. Adamlar Türkçe bilen eleman arıyormuş. Netflix Türkiye’de bazı internet kuruluşlarıyla temasa geçti ama görüşmelerin arkası dolmadı. Netflix’in Türkiye’ye henüz gelmemesinin sebebi Türkiye’de Bilişim Hukuku ve Telif Kanunu’nun yeterli çerçevesi oluşmaya başlasa bile, vergi düzenlemelerinin olmaması. Bağlayıcı ve denetleyici sistem yetersiz. Onu aşsalar bile, yerli yapımların telif haklarına yapımcı üzerinden ulaşabilecekken bir de karşılarına TV kanallarının pahallı haklarının çıkması var. (Sektörde sıkça dile getirilen ama geçici bir engel) Fiber altyapı eksikliği de var. Ve her internet yatırım girişimininin Türkiye’de karşılaştığı kaçınılmaz gerçek: İnternetin kapatılmasının, geçici olarak uzun süre ulaşılamamasının neredeyse iki dudak arasında olması. Haberleşme ve iletişim özgürlüğünün liderlerin keyfine göre olması.

Ama internet hızım fena değil, Türkçe dil seçeneği olmadan da izlerim diyorsanız, internette arkadan dolanacağınız bir koridor her zaman var. (VPN) Ayrıca bazı altyazı programları ile dil işi de hallolabilir. Böylelikle her Amerikan gibi parasını ödeyip Netflix’e abone olup internetten dizi-film izlemeye başlayabilirsiniz. Ödeme yaptığınız “sanal kart” adresinin Türkiye’ye kayıtlı olması da önemsenmiyor. Netflix’in ABD web adresi üzerinden üye olmakta fayda var, çünkü Avrupa ve diğer kıtalardaki servislerindeki stream arşivinde ciddi eksiklikler var. E, Türkiye’ye de postasıyla film gelmiyor malum.

Türkiye’de Netflix gibi bir örnek de yok. Onun ikiye bölünmüş halleri var: DVD kiralayan / satan birkaç dağıtım sitesi ve hepimizin aklına gelen birkaç dizi izleme sitesi. Dizi sitelerinde indirmeden izlenebiliyor. Üstelik birçok özellikleri de var; yorum bırakılabilme, nerede kaldığınızı takip edebilme gibi. Ama telif ödemedikleri için yasal değiller. Dolayısıyla Türk hukuk sisteminin mütemadiyen takibindeler.

Zaten korsan DVD’cilik had safhada. Netflix gibi bir servisle Türkiye’de dağıtım, kayıt altına alınsa fena mı olur? Olmaz ama sinema salonlarını domine eden belli başlı şirketlerin de nedense mini bir Netflix örneğini henüz beceremediği ve başkası yaparsa hiç işine gelmeyeceği bir durum bu.

Amaaa, bu zamana kadar Türkiye’de de birçok VoD-SVoD platfom uygulaması başlatıldı. Büyük iddialarla tanıtımlar yapıldı sonra sessiz sedasız ortadan kaldırıldı. Sebebi, bence sadece muazzam bir altyapı olmaması değil: İçerik! Hiç heyecanlandırmayan o içeriklerle bir de abone olmamızı istiyorlar. 3-5 yıl öncesinin dizilerini izleyebileceğimizi duyuracağınıza, siyah-beyaz Yeşilçam filmlerinden haber verseydiniz? Yeni içerik üretiminde yeni nesil film-dizi yaratsaydınız. Fikirler çoğaltılabilir. Neyse, daha iyi haber veren birileri muhakkak ki çıkana dek, durum bu: Bağımsız belgeselleri, Türk yönetmenlerinin filmlerini de bulabileceğimiz Amerikan devi. 

 

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER