Çünkü bu bir öykü...
Bu yazıya başlarken aşkın ömrüne 2 yıl biçen bir yazının yorgunluğundan çıkmıştım. Yorucu, çünkü duygulara belirlenen reçeteler canımı sıkar. Aşkın ömrü 2 yılmış. Bak bak bak! Aslında bu erkekleri tavlamanın 5 yolu, kadınları etkilemenin 7 sırrı gibi kitaplardan çok da farklı değil. İnsanın daha kendisinin anlayamadığı hisleri kategorize etmek tuhaf iş. Artık açıklıyorum; aşkın formülünde tutku ve cesaret gizlidir. Zor olacağını bile bile korkularının üstüne yürüyenlere hayranlıkla yaşıyorum. Büyük mü konuştum? Bugünlerde herkes çok büyük konuşuyor. Ben de büyük konuştum, seneye de söylerim.

Uzun zaman sonra beni kendine çeken bir bölüm izledim. Bu bölüme genel olarak dönüp baktığımda beni çeken neydi diye düşünüyorum. Söylemeye dilim varmıyor fakat bütün mesele bedellerdi. Haluk'un gözünü kararttığı her an dizinin dünyası aydınlanıyor. Daha çok kaos, daha çok öfke, daha çok bedel! Ne var canım? Sakin bir şeyler görmek istesem televizyonu değil sokakta duran otomobilleri seyrederdim.

Bölüm açılışından Selin'in odaya kilitlenişine kadar geçen akış son derece ayarındaydı. Sonrasında bi' tık çözülmeler yaşansa da bölüm genel temposunu pek düşürmedi. Bu akşam özellikle Evrim Alasya'nın anne yanı bölüme can suyu oldu. Şimdiye dek Haluk'un peşinde savrulan Güneş, anneliğinin çaresizliğiyle doldu taştı. Nazlı'nın cevabı ise favorim: ''Ben anne olmak istemiyorum ki.'' Ali ve Selin'in 18 yaşında olmaları Güneş'in tepkisini dibine kadar haklı çıkarıyor. Ama haklılık da her zaman mutluluk değil işte. Bir de Selin'in her ikilemde Ali'yi bırakıp öteki seçeneğe koşmaları sona erse ne güzel olacak. Ali'ye olan aşkına inanamıyorum son zamanlarda. Yani bir duygu var ortada ama, ömrüne kaç yıl biçersin doktor?


Yhaa sen şapşik misiğğğnnn

Savaş neden şarkı söyledi? Berk Atan'ın sesinin güçlü olmadığı çok bariz fakat tınısında tatlı bir şeyler vardı. Yani nasıl desem, insan dinlemek istiyor. Fakat sorum hâlâ geçerli. Savaş neden şarkı söyledi? Romantizm ritüelinin parçası olmak için mi? Neden bu kadar klişeyiz? Savaş çok güzel piyano çalabilirdi, göz dolduran bir sürpriz yapabilirdi ya da başka bir şey. Bunlar için kısa süre çalışmak bile 2 dakikalık sahne için güzel sonuçlar yaratırdı. Bazen bunlara bile gerek yoktur. Ama asıl mesele o sihirli şeyi bulmak zaten.

Yiğit'in de tıpkı Melisa gibi tozlu raflara kaldırılmasından korkuyorum. Oysa ki onun enerjisini çok sevmiştik. Hikaye bazında ele alırsak da çok daha işler durumdaydı. Fakat Elif, Didem ve Melisa'dan sonra Doruk ve Yiğit de kısa sürede vasıfsız konumda yerini aldı. Ah şu ömrü kelebek kadar kısa olan yan hikayeler, hikayelerimiz...


Bakayım bugün manşetten girilmiş bedel haberi var mı...

Emre Kınay'ı ellerim sızlayana kadar alkışlamak istiyorum. Bu yetenek midir, çalışkanlık mıdır yoksa ikisinin karıştığı bir iksir midir? Bir oyuncu nasıl asıl benliğini yok edecek kadar güçlü bir silgiye dönüşür? Nasıl bu kadar inanır, inandırır? Bir şeyin gerçek olması değil, inandırıcı olması önemlidir. Haluk'un bedellerine delicesine inanıyoruz.

Ve son olarak pek tatlı fanlara kısa bir notum var. Bir kitaba, filme, diziye, karaktere hayran olmak çok kıymetli. Kendini onunla özdeşleştirip ruhuna bir ilmek daha atarsın. Belki diğer fanlarla tanışırsın, kendine yeni cepheler açarsın, hayallerin genleşir. Jediizm diye bir kavramın olduğu dünyada fanları ciddiye almamak mümkün mü? Tabii bu işin sevgiye dayalı kısmı... Bir de fanatikler var ki, onların sevgisi ağır bir zırh. O zırhla ne hareket edebilirler ne de kendilerini koruyabilirler. Bana kalırsa hikayeye müdahale etmeden gözlerimizi beslemek çok daha keyifli.

Çünkü bu bir öykü. Öykülerde sevdiklerimiz ölebilir, mutsuz olabilir, kanat açıp uçabilir ya da hiç beklenmedik bir anda evlenebilir. Dizilerin bizim hislerimizle değil, gerektiği şekilde yürümesi gerektiğini anlayınca çok daha fazla eğleneceğiz. Öyküleri bir reçeteden daha eğlenceli kılan şey, beklenmedik şeyler yaşatmasıdır. Reçeteler nettir, öyküler değil.

Çünkü ne demişler? Seni sevmekten maksat dert ve gamı tatmak. Yoksa rahat ettirecek şey çoktur.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum^^

Güzel günler.

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER