Çok geç olmadan uyandırın canavarı!
Göğsünde dövüşen meleği ve şeytanı hissedebiliyor musun? Bazen öyle olur çünkü. Çocukken tuvalet eğitiminden bir adım sonra yol ayrımına gelir insan. Ya başkaları içinden kendinden vazgeçersin ya da kendin için başkalarından. O dövüşü kimin yeneceği senin avuçlarında koyu harflerle yazılıdır. Ben olsam nefreti seçerdim. Sevginin bel ağrıtan bir ağırlığı var çünkü. Boşa koysan dolmuyor, doluya koysan patlayan sel seni de sürüklüyor. Sevmeyin demiyorum. Sevebilecekseniz, sevin. Ama sürekli olarak sevgili değiştirmenin seri katil olmaktan farkı nedir? Vakit bulursanız bana da bunu anlatıverin...

Bir dramadan en büyük beklentiniz nedir? Ben kendi talebimi çözdüm sonunda. Televizyon işlerinin bu denli uzun soluklu olduğu bir süreçte dramanın görevi, ütü yapan bir annenin bile kafayı şöyle bir kaldırıp kendisine bakmasını sağlamaktır. Her sahneye entrika döşemek zor, kabul edelim. Fakat sahneler birbirine zincir usulü bağlanmalı ve kendi bitimlerinde en az bir 'şey' vermeli. Hiç olmazsa uzun dizi sürelerinde kaybettiğimiz dikkati ''Şşş bi' şeyler oluyor bak'' diyerek geri toplamalıyız. Ama bu şekilde... Bilemiyorum Altan, bilemiyorum.


Strike mıydı o şimdi?

Saçlarımda bulduğum o tek tel beyazı yaşlılık emaresi saymalıydım. Çünkü görünüşe bakılırsa 15-19 yaş arası flörte Everest kadar uzak kalmışım. O kof tripler, çürük çarık atarlar ve anlamsız bunalımları epey geride bırakmışım ki gençlerin ilişkileri artık cezbetmemeye başladı. Savaş'ı yaz kış postallarını çıkarmadığı için kokma ihtimali barındıran ayaklarına rağmen seven bir Nazlı vardı. Ali'yi sırtındaki yaralara üfleyerek uyutan bir Selin vardı. Gören oldu mu onları, neredeler?

Durun durun, en güzel hıncımı erkek bireylere sakladım. Hırçın sevgilisinin yumruklarını göğsünde yumuşatan Savaş, Melisa'nın öpücüklerine karşı koyamaz oldu. Elif ve Didem gibi iki sabıkayı siciline işleyen Ali şimdilerde sakin sularda yüzse de, fırtına ona hep yakındır. Gel de şimdi Doruk ve Yiğit'i sevme be kardeşim! Laf aramızda, kötü karakteri için izlediğim çok fazla yabancı dizi var. Bizden de öyle şeytani bir kardeş çıkar diye ummuştum. Ama Doruk daha şimdiden çok şeker, fazla şeker, gereksiz şeker. Bunun ötesi, şeker komasına sokar bizi.


Yazı devam ediyor...

BUNLARI DA SEVERSİN

BİZE YAZIN!
Ad
Soyad
e-mail
Mesajınız
GÖNDER